Bazı insanlar vardır; yalnızca yaşadıkları döneme değil, bir milletin hafızasına iz bırakırlar.
İlber Ortaylı da Türkiye’nin yetiştirdiği en güçlü hafızalardan biri olarak, tarih bilincini yalnızca akademik kürsülerde değil, sokakta, televizyonda, konferans salonlarında ve kitap sayfalarında diri tutmayı başaran nadir isimlerden biriydi. Öyle olmaya da devam edecek.
Onun kitaplarını okuyanlar yalnızca tarih öğrenmez; bir medeniyetin nasıl kurulduğunu, nasıl ayakta kaldığını ve nasıl çöktüğünü de görür. Hoca, en çokta gençlerin tarihi okumasını gerçekleri görmesini isterdi, artık onun isteği bize emanet oldu.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgiyi anlatırken kullandığı dil, kuru bir anlatım değil, bir uyarıydı. Çünkü Ortaylı’ya göre tarih, geçmişte kalmış bir hikâye değil, bugünü anlamanın tek yoludur. Ve en çok söz ettiği gençlik bugünün ta kendisidir.
Konuşmaları da en az kitapları kadar etkili oldu her zaman.
Sert, net, sabırsız ama her daim içten, samimi…
Onu dinleyen herkes aynı gerçeği fark etti:
Bilgiye saygısı olmayan bir toplumun geleceği olmaz.
Televizyon programlarında, konferanslarda, üniversitelerde hep aynı şeyi söyledi:
Okumadan konuşmayın.
Bilmeden hüküm vermeyin.
Geçmişinizi öğrenmeden geleceğe yürümeye kalkmayın.
Kişiliği de anlattığı tarih kadar karakterliydi.
Popüler olmak için konuşmadı, doğru bildiğini söylemekten vazgeçmedi.
Bazen eleştirildi, bazen yanlış anlaşıldı, ama hiçbir zaman kolay olanı seçmedi.
Türkiye’ye katkısı yalnızca yazdığı kitaplarla ölçülemez tabi.
Bir nesle tarih sevgisi kazandırdı.
Birçok gence kütüphanenin kapısını açtı.
Ve en önemlisi, bu topraklarda yaşayan insanların köksüz olmadığını hatırlattı.
Bugün onun eserlerine bakıldığında görülen şey sadece bilgi değildir;
Bir milletin kendini unutmasına karşı verilmiş uzun bir mücadeledir.
Gençliğe verdiği bazı kulağa küpe edilesi öğütleri tekrar anmakta fayda olacaktır.
İlber Ortaylı’nın gençlere verdiği tavsiyeler, onun hayatının özeti gibidir:
"Çok okuyun, ama seçerek okuyun."
"Yabancı dil öğrenmeden dünyayı anlayamazsınız."
"Tarihinizi bilmeden kim olduğunuzu bilemezsiniz."
"Üniversite diploma almak için değil, kendinizi yetiştirmek içindir."
"Seyahat edin, görün, merak edin".
"Disiplinli olun; yetenek tek başına yeterli değildir".
"Bu ülkenin değerini anlamak için önce onu tanıyın".
En çok tekrar ettiği sözlerden biri ise gençliğe bırakılmış bir öğüt gibidir:
“Okumayan insan hür değildir".
Ve belki de onu anlatan en doğru cümle budur.
Çünkü İlber Ortaylı, yalnızca bir tarihçi değil, bu ülkeye okumanın, bilmenin ve köklerini tanımanın ne kadar hayati olduğunu hatırlatan bir hafızadır. Hafızalaramızdan silinmemesi dileğiyle, mekanı cennet olsun..