Bayramlar değişmedi aslında… Biz değiştik. Eskiden bayram sabahları bir telaş olurdu. Ama o telaşın içinde bir huzur vardı. Anneler erkenden kalkar, mutfaktan gelen kokular evi sarardı. Ütülenmiş kıyafetler başucunda hazır beklerdi. İnsan sadece giyinmezdi o gün, sanki kendini de toparlardı. Şimdi bakıyorum… Bayram sabahı alarm bile kurmadan uyanan kaç kişi kaldı? Eskiden kapılar çalınırdı. Gerçekten çalınırdı. Zil sesi duyulunca heyecan olurdu. Kim geldi diye koşa koşa açardık kapıyı. Şimdi mesaj geliyor: “Bayramın mübarek olsun.” Bir cümle… Ne ses var içinde, ne his. Eskiden bayram, büyüklerin elini öpmekti. Sadece bir gelenek değil, bir bağdı. Dizinin dibine oturup sohbet etmekti. Şimdi çoğu kişi bayramı tatil fırsatı olarak görüyor. Şehirden kaçıyor ama aslında neyin peşinden kaçtığını da bilmiyor. O eski bayramlarda her şey daha mı güzeldi? Belki hayır. Ama insanlar daha gerçekti. Şimdi her şey var ama bir şey eksik. Kalabalık var ama yalnızlık daha fazla. Sofralar dolu ama muhabbet eksik. Herkesin elinde telefon var ama kimse kimsenin gözünün içine bakmıyor. Bayram dediğin biraz da durmaktır. Koşmayı bırakıp hatırlamaktır. Kim olduğunu, nereden geldiğini, kimleri kaybettiğini, kimlerin hâlâ yanında olduğunu… Ama biz durmayı unuttuk. Belki de sorun bayramların değişmesi değil… Bizim artık o bayramlara yakışan insanlar olamamamız.
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı
Rüveyda Solakoğlu
Bayramlar Değil Değişen Bizdik..
📅 22.03.2026 - 01:13
Sefa ÇİÇEK