Erzurum Kongre Binası sıradan bir yapı değildir. Ona “ağır hasarlı”, “riskli”, “kapatıldı” gibi soğuk ifadelerle yaklaşmak, meseleyi birkaç teknik rapor satırına sıkıştırmaktır. Oysa konu betonun dayanımı değil; bu şehrin, bu milletin hafızasıdır. Bu binaya bakarken sadece kolonları değil, taşıdığı anlamı görmek gerekir.
Erzurum Kongre Binası denildiğinde akla bir duvar ya da çatı gelmez. Orası, “manda ve himaye kabul edilemez” iradesinin yükseldiği yerdir. Orası, milletin kendi kaderine sahip çıktığını dünyaya ilan ettiği mekândır. Bugün “yıkılabilir”, “kullanılamaz”, “kapatıldı” demek kolaydır. Asıl zor olan, bu değeri koruyacak iradeyi ortaya koyabilmektir.
Elbette insan hayatı her şeyden önemlidir. Elbette depreme dayanıklılık göz ardı edilemez. Ancak tam da bu noktada asıl sorun ortaya çıkıyor. Bu ülke, tarihî yapıları yok etmeden de koruyabilecek bilgiye ve imkâna sahiptir. Güçlendirme yapılabilir, restorasyon yapılabilir. Eğer söz konusu bina sıradan bir yapı olsaydı, bugün bu kadar büyük bir vicdan sızısı oluşmazdı. Çünkü mesele bina değil, simgedir.
Sorulması gereken sorular nettir.
Bu bina neden yıllarca gerektiği gibi korunmadı?
Hangi ihmaller görmezden gelindi?
Neden iş “son anda kapatma” noktasına geldi?
Ve en önemlisi, bu kararlar alınırken Erzurum’un hafızası ve toplumsal vicdanı neden hesaba katılmadı?
Bir şehri şehir yapan, yükselen binalar ya da açılan AVM’ler değildir. Bir şehri şehir yapan, geçmişiyle kurduğu bağdır. Erzurum Kongre Binası’nı tartışmaya açmak, aslında Erzurum’un tarihini tartışmaya açmaktır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
Burada kimse duygusal hamaset peşinde değil. Kimse bilime karşı durmuyor. Ancak bilimin arkasına sığınıp tarihî değerleri değersizleştirmeye de kimsenin hakkı yok. Gerekirse güçlendirme yapılsın, gerekirse kapsamlı bir restorasyon süreci başlatılsın. Ama bu bina kapatılarak, belirsizliğe itilerek, sessizce unutulmaya terk edilemez.
Erzurum bu konuda susmaz. Çünkü bu şehir tarihini susarak yazmadı. Bugün de sessiz kalmaz. Net ve açık bir şekilde şunu söyler:
Bu bina yıkılmaz. Bu hafıza silinmez.
Çünkü bazı yapılar zarar gördüğünde sadece taş çatlamaz. Hafıza yara alır, toplumsal onur zedelenir. Buna izin verilemez.