Bazı şeyler hayatta gerçekten geç kalındığı için değil,
uzun süre ertelendiği için içimizde büyür.
İnsan çoğu zaman yapamadıklarından değil,
“sonra yaparım” dediklerinden yorulur.
Bir ara heves ettiğin şeyler vardır.
Zamanla sessizleşir.
Hayal olmaktan çıkar,
aklının bir köşesinde beklemeye başlar.
Ve fark etmeden kendini ikna edersin:
“Şimdi sırası değil.”
Oysa hayat hiçbir zaman
tam olarak “hazır ol” demez.
Şartlar değişir,
zaman akar,
sen beklerken sadece cesaretin azalır.
Bugün birçok insanın sorunu yetenek değil.
İmkân da değil.
Sadece kendine verdiği sözü ertelemiş olmasıdır.
Oysa öğrenmenin bir yaşı yoktur.
İnsan merak ettiği sürece canlıdır.
Yeni bir şey denemek,
yeniden başlamak,
hayata küçük bir adım atmak
insanı tazeler.
Hayatın keyfi de biraz buradadır zaten.
Üretirken, uğraşırken,
bir şeyin peşine düşerken.
Zamanın sonsuz olmadığını bilmek
insanı korkutmamalı.
Aksine, yaşadığın anın kıymetini artırmalıdır.
Belki geç kaldığını düşünüyorsun.
Belki “benden geçti” diyorsun.
Ama çoğu zaman geç kalınmaz.
Sadece uzun süre beklenmiştir.
Ve beklenen her şey,
bir adımla yeniden başlayabilir.
Ömer Ergedik