DEĞERLER EĞİTİMİ NEDİR, NE DEĞİLDİR, NEDEN GEREKLİDİR
Toplumsal anlamda değerler, toplum tarafından en iyi, en doğru ve en faydalı olduğu kabul edilen genelleştirilmiş davranış prensipleridir.
Değerler eğitiminin amacı, çocuğun doğuştan getirdiği en iyi tarafı ortaya çıkarmak; kişiliğinin her yönüyle gelişmesini sağlamak; insani mükemmelliğe ulaşmasına yardımcı olmak ; bireyi ve toplumu kötü ahlaktan korumak ve kurtarmak, bunun yanında iyi ahlakla donatmak ve devamını sağlamaktır.
Hayatımızda bizleri yönlendiren pek çok değer türü vardır; Sağlık gibi biyolojik, güzel-çirkin gibi estetik, iyi -kötü gibi ahlaki değerler sevap-günah gibi dinî değerler, doğru-yanlış gibi mantıksal değerler vardır…
Değerler; sosyal hayatı düzenler, bireyler arası bağlılığı artırır. Birlikte yaşayan insanların hangi değerleri merkez alacakları konusunda konuşmaları, fikir birliğine varmaları gerekir. Farklı değerlere sahip kişiler arasında veya kuşaklar arasında oluşan farklı değerlerden kaynaklanan çatışmalar ortaya çıkabilir. Ancak bu çatışmaları da “barışmak, uzlaşmak” gibi başka ortak evrensel değerler yardımıyla çözmek mümkündür.
Değerlerin öğrenilmesi, rol öğrenmesi şeklinde bir sosyal öğrenmedir.
Okul çağına kadar aile; çocuklar için hangi değerlerin kazanılacağı konusunda temel kurumdur. Çocuklar ve gençler söylenenden daha çok büyüklerinin yaptıklarından etkilenirler. Değerler sonradan kazanılmaktadır. Bu nedenle ailenin, okul ve toplumun; değer kazanımında önemli görevleri bulunmaktadır.
Erken çocukluk döneminde değerlerin kazandırılması çok önemlidir. Bunu kazandıracak birim ise, ailedir. Ancak, çocuğun anne-babasının yanında geçirdiği sürenin gittikçe azalması, boşanma olaylarının toplumda yüksek oluşu, yoksulluk gibi belli başlı toplumsal nedenler ailenin değerler eğitiminde yetersiz kalmasına yol açmış, toplumda erozyon meydana gelmiştir. Bu nedenle değer eğitimi, eğitimin önemli hedefleri arasında yer almaktadır.
Birey, ileriki dönemlerde; kişiliğini, bakış açısını, davranışlarının yönünü belirleyecek, onun tanınmasında temel ölçütler olarak işlev görecek değerleri yaşarken kazanır. Bu yüzden bireyin belirli değerlerin farkına varması, yeni değerler üretmesi, benimsemesi ve kişiliğine mâl ederek davranışları ile sergilemesi başlı başına bir eğitim sorunudur.
Değerler, şekil olarak olumlu-olumsuz, mutlak-göreceli ve öznel-nesnel olmak üzere değişik şekillerdedir.
Değerler eğitimi kalbe, zekâya ve iradeye hitap etmeli ve amacı iyiliği sevdirmek, tanıtmak, istetmek olmalıdır. Önce çocuğun ve gencin duyarlılığına hitap etmeli, irade üzerinde de etki yapmalıdır.
Değerler Eğitimi; Mekanik öğrenme değildir, robotlaştırma değildir, bilgi küpü inşa etmek değildir, yalnızca kuralları nakletmek değildir, anlık değildir, kalıtsal değildir…
Değeri olmayan insan yoktur; Kötü değerlerle donanmış insan vardır…
Değerler, genetik yollardan geçmez; aile ve okul gibi ortamlarda öğrenilir…
Çocuklarımıza değerlerimizi öğretmeli bunun için uzun süren mücadelemizi vermeliyiz. Başta akran zorbalığı olmak üzere birçok sorunun önüne değerler eğitimi ile geçebiliriz. Günümüzde sanal alem, sosyal medya ve televizyon ortamlarında ortak değerler olarak saygı, hoşgörü, kişilik hakları vs. değil, kabadayılık, racon kesme, tehdit, küfür vb. durumların ortak değer olarak lanse edilmesi neslimizi uçurumun kenarına adım adım götürmektedir. Daha çocuk dediğimiz bireylerin ellerinde suç aleti ile suç dünyasına bulaştıklarını görüyor, kendilerini bir ispata götürüp kişilik arama gayreti içinde olarak yorumluyoruz.
Bu vesile ile geleceğin emaneti olan çocuklarımıza değerler eğitimini en güzel şekilde vermeyi umut ediyor, çocuklarımıza güzel yarınlar diliyorum.
26/01/2026