Erzurum’un o meşhur, insanın yüzüne tokat gibi çarpan ama ciğerini ferahlatan ayazından hepinize merhabalar kıymetli erzurumgastesi okurları. Bu köşedeki ikinci yazımızda, memleketin ayazından çok daha dondurucu, ocaklara incir ağacı diken, adliye koridorlarında yankılanan bir feryadı konuşacağız. Son yıllarda neredeyse her sokağa, her aileye bir şekilde temas eden o sinsi tehlikeyi: IBAN dolandırıcılığını...
Adalet Bakanlığı ve Emniyet verileri ortada; bugün Türkiye'de bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık dosya sayısı 300 binleri çoktan aşmış durumda. Neredeyse her gün haber bültenlerinde, "Kiralık IBAN vurgunu", "Hesabını kullandıran gence hapis şoku" minvalinde haberler okuyoruz. Peki, bu devasa adli enkazın altında kimler kalıyor?
Küçük Kazançların Ağır Bedeli
Gelelim işin en çok can yakan kısmına... Sosyal medyadaki "Evden çalış, haftalık ek gelir elde et" şeklindeki afili ilanlara kanan, ev ekonomisine üç beş kuruş katkı sağlamak ya da harçlığını çıkarmak isteyen gençlerimize ve vatandaşlarımıza... Ortada bir çaba yok, sadece banka hesabınızı kullandırıyor ve işin ucundan küçük bir komisyon alıyorsunuz. Dışarıdan bakıldığında ne kadar basit, ne kadar sıradan ve zararsız bir "iş" gibi duruyor, değil mi?
Ancak işin aslı maalesef hiç de öyle masum değil. Bu kişiler elbette azılı birer suç şebekesi üyesi değiller; birçoğunun niyeti kimsenin canını yakmak ya da dolandırmak da değil. Sadece basit bir iş yaptıklarını sanarak küçük bir "fayda sağlama" peşindeler. Fakat kanunlarımızdaki o keskin çizgi, tam da elde edilen bu küçük komisyonlarda devreye giriyor.
Siz sadece hesabınızı kiraladığınızı zannederken o hesap üzerinden yasa dışı bahis paraları aklanıyor, dişinden tırnağından artırmış garibanın rızkı hortumlanıyor. Ve siz, o çarkın içinden aldığınız o küçücük meblağlarla, hukuken ne kadar büyük bir suça ortak olduğunuzun farkında bile olmuyorsunuz. Mahkeme salonlarında hâkimin karşısına geçip "Ama ben kimseyi dolandırmadım, sadece hesabımı kullandırdım, üç yüz lira komisyon aldım, haberim yoktu" demenin hüznü herkesin içini sızlatıyor elbette. Ancak hukuk duygularla değil, kurallarla işliyor.
O cebinize indirdiğiniz üç kuruşluk menfaat, Yargıtay kararlarında dolandırıcılık eylemine katıldığınızın bir göstergesi, yani "kastın karinesi" sayılabiliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca "Nitelikli Dolandırıcılık" kapsamında 3 yıldan 10 yıla kadar uzanan o ağır hapis cezalarıyla yüz yüze gelmek, ufacık bir meblağ uğruna gencecik hayatların kararması inanın en çok da biz hukukçuları derinden üzüyor.
İyi Niyetin İspat Çıkmazı
Bir de işin hiçbir menfaat beklemeksizin, tamamen o saf ve temiz Anadolu merhametiyle hareket eden kısmı var. "Kardeşim hesabımda bloke var, parayı senin hesaba atsınlar da oradan çekivereyim" diyen iş arkadaşına, eşine, dostuna, akrabasına el uzatanlar... "Ne olacak canım, elin yabancısı değil ya" diyerek o 26 haneli IBAN numarasını teslim edenler...
Ne yazık ki kanun karşısında o yüce gönüllü "iyi niyetiniz" de sizi bir çırpıda kurtarmıyor. Hesabınıza o kirli para girdiği an, sistemde sizin adınız yanıp sönüyor. Mahkemede, "Ben bu suça ortak değilim, eylemi gerçekleştirenlerle aramızda bir iştirak, bir eylem birlikteliği yok, ben sadece yakınıma yardımcı olmak istedim" demek ve bunu ispat etmek inanın deveye hendek atlatmaktan daha zor.
Ortada banka dekontları, dijital izler ve mağdur edilmiş insanlar varken suça ortak olmadığınızı, hiçbir fayda sağlamadığınızı mahkemeye anlatabilmek; aylarca süren uykusuz geceler, bitmek bilmeyen soruşturmalar ve büyük bir psikolojik yıpranma demek. Yargıtay (11. Ceza Dairesi) kararları, menfaat sağlamayan ve kandırılan kişilere beraat kapısını aralasa da o beraat kararını alana kadar geçen çileli yargılama süreci insanın ömründen ömür götürüyor.
Temkinli Olma Vakti
Bizler, büyüklerimizden "Kefil olma, bilmediğin kâğıda imza atma" nasihatleriyle büyüdük. Şimdi bu nasihatleri dijital çağın gerçekleriyle güncellemenin, bilhassa gençlerimizin kulağına küpe yapmanın vaktidir.
Lütfen temkinli olalım. İmzanız ne kadar mahremse, e-Devlet şifreniz, adınıza çıkmış telefon numarası ve banka hesabınız da o kadar mahremdir. Tanıdığınıza dahi hesap kullandırırken iki kere düşünün; tanımadıklarınıza ise kesinlikle IBAN'ınızı kiralamayın. Basit bir iş, küçük bir kazanç veya sadece bir "iyilik" zannettiğiniz adımların, kendi geleceğinizi ve ocağınızı nasıl bir ateşe atabileceğini asla unutmayın.
Sağlıcakla, uyanık ve bilinçli kalın...