Erzurum Ağzı Büyük Sözlük
Abrel beşiNisan ayının 14-18'i arası soğuk günler.
Abuğ etmekOyalamak, Boşuna Bekletmek.
Abad olmakUmulmadık kadar zengin olmak.
Agga BuggaYarı Sosyete, Yapmacık.
AğcılBeyaza yakın krem renginde.
Ağır AyahTembel, Yavaş Hareket Eden.
Ağbun - AhpunGübre, verimli toprak.
AlafHayvan yemi, Ot, Saman.
AlengirliGüvenilmez, Şüpheli.
AllipulliUğur böceği.
AnderÇirkin, Biçimsiz.
AngırmakEşek sesi çıkarmak.
AnnahAnlayış, Akıl.
ArafalıhArefe günü verilen hediye.
AşganaErzurum evinde tandır bacası.
AşmaKuru Kayısı.
AşotiKişniş, ot.
AşşıhAşık oyunu kemiği.
Ayah YoliTuvalet.
AzıtmakYoldan çıkmak, azmak.
BaldırcanPatlıcan.
BarErzurum halk oyunu.
BarhanaÇoban ve yayla yiyeceği.
BediraSu kovası.
BerdangaKorkutucu şey, tüfek.
BeştaşÇocuk oyunu.
BibiHala.
BıdılanmahKendi kendine söylenmek.
BıldırGeçen yıl.
BılikKaz/Ördek yavrusu.
BıngıldahBebek kafasındaki yumuşak bölge.
BişiYağda kızartılmış hamur işi.
BoraniHaşlanmış patates yemeği.
BöyünBugün.
CağŞiş (Cağ kebabı şişi).
CamışManda.
CazıAkıllı, kurnaz, sevimli (kızlar için).
CılbıraSoğan, domates ve ekmekli sulu yemek.
Cılgaİnce yol, patika.
CıltikHafif meşrep.
CırıtCirit oyunu.
Cızdım OynamiramMızıkçılık yapmak, caymak.
CücükCivciv.
CuluhHindi.
ÇalkamaÇalkalanarak yapılan ayran.
ÇaşırErzurum'a has şifalı bir ot.
ÇimmekYıkanmak, yüzmek.
ÇirişÇiriş otu, yenilebilir bitki.
ÇortutiŞalgam turşusu ve reyhanla yapılan yemek.
ÇullamaPestil kızartması tatlısı.
DabakŞap hastalığı.
DadaşErzurumlu, yiğit, mert kimse.
DavarKoyun sürüsü.
Day DurmakBebeklerin ayakta durmaya başlaması.
DıngılozDengesiz, tuhaf.
DiyneDinle.
DöğmeçYumurta ve ekmekle yapılan yemek.
DüğürçiKız istemeye gidenler (Dünürcü).
Ebayi EcdatSülale, bütün akrabalar.
EhramErzurumlu kadınların yün örtüsü.
EzeTeyze.
EşgınDoğu'ya has ekşi, şifalı bitki (Işkın).
EssahSahi, gerçek.
EvleÖğlen vakti.
FetırSac üzerinde yapılan bazlama ekmek.
FırtıhSümük.
FışkıAt dışkısı; Gereksiz şey.
FühereFakir, fukara.
GagaAğabey, kardeş.
GardaşKardeş, dost.
GıdikKeçi yavrusu.
GılikoErzurum'a has bulgur köftesi yemeği.
GıllikKüçük, ufak.
GoggozlanmakKafa tutmak, horozlanmak.
GorbagorSürünerek ölmek (beddua).
GubbaniKurban olduğum.
GuşganaTencere.
GuymahKuymak tatlısı/yemeği.
HeEvet.
HekatHikaye.
HerefeneOrtaklaşa kır eğlencesi/yemeği.
HıngelMantı.
HınikSümük.
Hozanİşlenmemiş, ot bitmeyen yer.
IşşıhIşık.
İlicahIlıca, kaplıca, ılık yer.
İssiSıcak.
JiletKeskin (Genelde G ile Gej Galmak olarak kullanılır ama J sesi belirgindir).
KartolPatates.
KaysefeKuru kayısı tatlısı.
KıtlamaŞekeri ısırmak suretiyle çay içme yöntemi.
KofikKadın barlarında takılan süslü başlık.
KomHayvan barınağı.
KullikYün başlık, bere.
LazutMısır.
LeçekBeyaz başörtüsü.
LoğDamdaki toprağı sıkıştırmaya yarayan silindir taş.
MahatTahta sedir, kanepe.
MerekSamanlık.
MısmarlamakSipariş etmek veya sağlamlaştırmak (çivilemek).
NahırBüyükbaş hayvan sürüsü.
NeydahNe yapalım?
OhlaviOklava.
OlaUla, hitap sözü.
OtarmakHayvan otlatmak; Kandırmak.
ÖgÖz, üvey olmayan.
Övle - EvleÖğlen vakti.
PahılKıskanç.
PeşhunKüçük yuvarlak tahta sofra.
PoççikKuyruk sokumu, en son.
PöhrenkSu borusu.
RapataTandıra ekmek yapıştırma aleti.
ReşberÇiftçi.
SekiDivan, oturma yeri.
SinorSınır.
SoharıçYemek için hazırlanan soğanlı yağlı sos.
ŞileBulgur ve patatesle yapılan sulu yemek.
ŞilopaSulu sepken, karla karışık yağmur.
ŞorTuzlu.
TankoSosyete.
TerekMutfak rafı.
TeşiYün eğirme aleti.
TeştBüyük çamaşır leğeni.
TeyyoErzurum'un meşhur abartılı hikayeci karakteri.
TırhıçAhşap parmaklıklı bahçe kapısı.
TohliErkek kuzu.
TumanDon, içlik.
UşahÇocuk.
UyhiUyku.
ÜtürmehYitirmek, kaybetmek.
ÜzgehYüzmek, kulaç atmak.
VolaUla, Ulan.
VışŞaşırma ünlemi (Vış anam!).
YanigaraSevimlilik, biraz da zayıflık ifadesi.
YatsılıkGece geç saatte yenen çerez, atıştırmalık.
YessirEsir, tutkun.
YuduzmakKaybetmek (oyunda).
ZaharZahir, sanki, herhalde.
Zankaİki atla çekilen kızak.
ZibilÇer çöp, kalabalık.
ZırzaKapı sürgüsü, zinciri.
ZığvaErzurum yöresine has şalvar.
ZukkumZehir zıkkım, acı.