Her hal ve davranışımızda itidalli olmak zorundayız. Eğer bu orta yolu yakalayamazsak kuvvetle muhtemel ya kendimize ya da başkalarına zarar veririz.
Duyguların en güzellerinden olan sevgiyi ele alalım: Birisini aşırı seversiniz (aşk, şiddetli muhabbettir); ya karşı taraf o sevgiye layık olmaz kendinize zarar verirsiniz ya da karşılık görmez, sevdiğinize zarar verme ihtimaliniz belirir. Sevgisizlik de aynen böyledir; insan ya taş kesilir ya da sevdiğini taş görür.
Korku ve korkusuzluk da aynen böyledir. Fazlası (ifrat) helake, yokluğu (tefrit) ise ezilmeye sebep olabilir.
Tıpkı bunlar gibi yeme-içmeden tutun da ne kadar duygu, düşünce ve davranış varsa,Siyasi, ticari, milli-manevi, şahsi ve toplumsal bütün arenalarda bu duygu ve davranışlarımızı orta yola yönlendirme gayreti içinde olmakla mükellefiz.
Aksi halde var olmanın en büyük gayesi olan hayatımızı, zerre değmeyecek birilerinin zırhına dönüştürüp zararı biz çekeriz ya da varlığımızdan habersiz ve önemsiz görünerek ayaklar altında ezilme ihtimalimiz uzak değil.
Allah bütün hal ve ahvalimizde Sırat-ı Müstakim üzere bir hayat yaşamaya muvaffak eylesin cümlemizi...

Ahmet Turan AKSOY