Temmuz ayının son demleri 1919. Eski Erzurum Vilayet Binası, şimdiki Erzurum Atatürk Evi tarihin seyrini değiştirecek o olaya gebe. Toplantı odası gergin bir sessizliğe bürünmüş, şahit olacağı tarihi buluşmaya hazır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkan Mustafa Kemal ; 8 Temmuz tarihinde Ordudan istifa etmiştir. Bağımsızlık mücadelesinin fitili ateşlenmiş, Edirne'den Antakya'ya bağımsız Türkiye hayalleri ile harekete geçilmiştir. Düşmanın yurttan defedilmesi için yapılacak mücadelenin tüm planı şimdiden belirlenmiştir. Önlerinde yol haritaları, yüreklerinde düşmandan arınmış bağımsız Türkiye hayali büyümektedir. Ancak İstanbul Hükümeti'nin fermanı açıktır. Mustafa Kemal'in yakalanması için Kazım Karabekir Paşa görevlendirilip çoktan yola çıkmıştır. Tabi ki bu haber Erzurum'da olan Mustafa Kemal'i ve beraberindekileri oldukça endişelendirmiş, Erzurum 'da sancılı bir bekleyiş başlamıştır. Toplantı Odasında Kazım Karabekir beklenirken ; Paşa döner ve Rauf Orbay' a şöyle der: ‘’Buraya kadarmış .Mücadelemiz başlamadan bitecek Rauf'' Nihayet beklenen misafir kapıda belirir. Umutlar tükenmek üzereyken; Kazım Karabekir Paşa bir hışımla odaya girer. Ayaklarını Birbirine sertçe vurarak Kumandanına asker selamı verir. Ardından Türk Milletinin kaderini değiştirecek şu cümleler dökülür dilinden : ‘’Kumandamda bulunan Zabitan ve Efradın hürmet ve tazimlerini arza geldim. Siz bundan evvel olduğu gibi yine bizim muhterem Kumandanımızsınız. Kolordu Komutanına mahsus araba ile maiyetinize bir Süvari Takımı getirdim. Hepimiz emrinizdeyiz Paşam.'' Derince bir sessizliğin ardından iki Kahraman Asker bu anı sarılarak mühürlerler tarih rafına. Bir Ülkenin kaderi artık kendi ellerine teslim edilmiştir. Hiç tereddüt etmeden, geri adım atmadan yollarına devam edeceklerdir. Erzurum Vilayet Binası çıkılan bu kutlu yolculuğun en önemli şahitleri arasında yerini alacaktır. Elbette zafer yolundan dönmeyenlerin olacaktır. Tıpkı Mustafa Kemal Samsun'a yola çıkarken genç yaverine dediği gibi ‘’Ailene Allahaısmarladık de çocuk! Biz yola dönmemek üzere çıkıyoruz:'' Nihayetinde bugün Cumhuriyet meşalesinin Samsun'dan ateşlenmesinin 107. yılını gururla kutluyoruz. Onlar O gün yollarından dönmeyi hiç düşünmediler. Asker cephede, geriye kalanlar ise savaşın her alanında ateşten gömlekler giyerek ellerini taşın altına koydular. ‘’Mevzubahis vatan ise gerisi teferruat'' dediler. Bugün ise; Birinci vazifesi, Türk İstiklalini ve Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek olan Türk Milleti; Mevcudiyetinin ve İstikbalinin yegane temeli Cumhuriyete sıkı sıkıya sarılmış yoluna devam ediyor. Coğrafyasının en güçlü ülkesi olarak; Dahili ve harici her türlü bedhahın karşısında çelik bir gövdeyle vazifeye atılmak için hep hazır. Çünkü O gün ; Mustafa Kemal' in Cumhuriyeti gençlere emanet ederken bildiği gibi, bugünde emaneti teslim alan gençler biliyor! Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut . Saygı, Minnet ve Rahmetle…

Ayşe Ferda KARAOĞLU