Günümüzde insanlar çoğu zaman kusursuz ilişkiler, hatasız insanlar ve mükemmel hayatlar arıyor. Oysa hayatın en büyük gerçeği şudur: Hiç ve hiçbir durum kusursuz kim değildir. Her insanın eksikleri, hataları, kırgınlıkları ve bazen de yanlış seçimleri vardır ve var olacaktır . Asıl mesele, karşımızdaki insanı kusurlarına rağmen sevebilmek ve onun iyi niyetini görebilmek ve ona tahammül edebilecek gönüllülükte olmaktır.
Sevmek; sadece güzel günlerde yanında olmak, iyi özelliklerini takdir etmek değildir. Gerçek sevgi, zor zamanlarda da anlayış gösterebilmek, hatalar karşısında hemen vazgeçmemek ve insanın özündeki değeri görebilmek ve onu defolarına rağmen sevmektir. Çünkü hepimiz hayat yolculuğunda öğreniyor, değişiyor ve gelişiyoruz. Elbette ki hatalarla kusurlarla var olacak ve öğreneceğiz. Hata yapmak insan olmanın doğal bir parçasıdır.
Elbette kusurları sevmek, yanlışları onaylamak anlamına gelmez. Kırıcı davranışları görmezden gelmek ya da sınırlarımızı yok saymak değildir. Ancak insanları tek bir hatalarıyla yargılamamak, onları sadece eksikleriyle tanımlamamak gerekir. Bazen bir özür, samimi bir pişmanlık ve iyi niyetle atılan küçük bir adım, ilişkileri yeniden güçlendirebilir. Yeter ki karşımızda ki kişiyi hayatımızda tutmak için onu anlayabilmek için bir çabamız olsun.
Unutmamalıyız ki bizler de başkalarının anlayışına ihtiyaç duyan kusurlu varlıklarız. Nasıl ki kendi hatalarımızın görülmesini değil, anlaşılmasını istiyorsak; karşımızdakilere de aynı şefkati gösterebilmeliyiz. Çünkü sevgi, mükemmelliği aramak değil; kusurların arasından insanın kalbine , insanın özüne dokunabilmektir. Onu fark edebilmektir.
Her insanın özü iyi değildir elbette ki . Herkes özünde iyi niyet barındırmaz, barındıramaz. Bir yazıda okumuştur insanlar ikiye ayrılır; Yusuf ve kardeşleri… bu söz bize çok şey anlatır aslın da . düşünme yetisi insanı değerlileştirdiği kadar zalimleştirir de . Hırslar ve aç gözlülük insanı birçok zalimliği itebilir. Burada kusur değil özün çürümesidir asıl mesele bunu hoş görmek kabul etmek , görmemezlikten gelmek elbette ki mümkün değildir.
Belki de gerçek sevgi, bir insanın eksik yanlarını görüp yine de onun yanında kalabilmektir ve . Çünkü sevgi, kusursuz insan bulmak değil; kusurlarıyla birlikte bir insanı değerli görebilmektir.
Hepimize Yusuf olabilme ve sevginin gerçek yüzüyle yaşama ,ve hep Yusuf gibi insanları hayatımızda barındırabilidiğiz zamanlar dilerim…
Aile Danışmanı ve Çocuk Gelişimi Uzmanı
Cemile Polat Kurnaz
