Korkuyoruz.
Güvenmiyoruz.
Hiç kimse samimi gelmiyor.
Bu çağın insanının imtihanı da bu: Yakınındaki her şeye ve herkese, her an tehlike oluşturabilecek birer unsur gözüyle bakmak.
Bugün yeni bir eğitim-öğretim yılının ilk günü. Çocuklarımızla birlikte kalbimizde kelebekler uçuşması gerekirken biz ebeveynlerin aklında onlarca soru, yüreğinde yüzlerce korku var.
Her yaş döneminde farklı olaylarla yüzleşmek, herkesin kalbinde ayrı bir sancıya sebep oluyor. Okul öncesi dönemde pamuklara sarıp sarmaladığımız bebeğimizin evden ilk kez uzaklaşması; ilkokul ve ortaokulda koruyup kolladığımız evladımızın okul yolunu tutması; lisede, gençliğin en deli çağında "Hep gözümüzün önünde olsun" diyerek sakınmak istediğimiz gencimizin hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşmesi; üniversite yıllarında "Büyüdüm" diye gururlanan evlatların bir anne babanın gözünde hâlâ birer çocuk olarak kalması... Tüm bunlar ebeveynlerin bitmeyen kalp ağrısına ve telaşına sebep oluyor.
Çok şey duyduk, çok şey gördük. Herkesten korkar hâle geldik. Akrabadan, komşudan, öğretmenden, servis şoföründen... Ama en acısı, öğrenciden bile korkar olduk.
Sadece başkalarından mı korkuyoruz?
Hayır.
Kendi evladımızdan da korkar olduk.
"Ya bir gün bizim evladımız da bir başkasının korkusu olursa?" diye düşünmeden edemiyoruz.
Hatta daha da acısı, kendimizden bile korkar olduk.
Hayatın kendisine bile güvenin kalmadığı bir çağda yaşamak, başlı başına büyük bir imtihan. Yanılgılarımız, telaşlarımız, yaşam mücadelesi içinde suya düşen hayallerimiz ve nefsimiz bizi istemediğimiz bir insana dönüştürür mü?
Soracak çok soru var ama cevabını veren yok.
Konuşulacak çok dert var ama çözüme ulaştıracak bir ortam yok.
Peki, en güzeli ne biliyor musunuz?
Aklımızı kurcalayan soruları ve kalbimize ağrı veren korkularımızı çocuklarımıza yansıtmamak... En doğru yol bu.
Onlar korktuğunda biz cesur olacağız.
Onlar telaşlandığında biz sükûnetimizi koruyacağız.
Kendi içimizde verdiğimiz savaşları onların gözlerinden sakınacağız.
Sabah evden çıkarken Allah’a emanet ettiğimiz evlatlarımız, akşam evlerine sağlık ve huzurla dönsün.
Biz evlatlarımızı Allah’a emanet ettik; bu korkulara sebep olanları da O’nun adaletine havale ettik.

Mine Aras Nalkıran