Ramazan çoğu zaman aç kalmakla tanımlanıyor. Oysa açlık, bu ayın amacı değil; sadece aracıdır. Asıl mesele, insanın kendine yaklaşmasıdır. Gün içinde bastırdığı alışkanlıkları, refleksleri, hatta öfkelerini fark etmesidir. Aç kalan mide değil, aslında uyanması gereken bilinçtir.
Bugün Ramazan denince akla ilk gelen şeylerden biri iftar sofraları. Uzayıp giden masalar, çeşit çeşit yemekler, “oruçlu” olmanın haklılığıyla yapılan abartılar… Oysa gün boyu yokluğunu hissettiğimiz şey, akşam olunca bu kadar gösterişli bir şekilde telafi edilmek zorunda mı? Bir ay boyunca nefsini terbiye etmeye çalışan insanın, iftarla birlikte onu şımartması bir çelişki değil mi? Sofranın büyüklüğüyle ölçülen bir ibadet anlayışı, Ramazan’ın ruhunu biraz geride bırakıyor sanki.
Bir de insanların Ramazan’daki hâlleri var. “Oruçluyum” cümlesi, bazen bir mazerete dönüşüyor. Sabırsızlığa, sertliğe, kırıcı sözlere kılıf oluyor. Oysa oruç, tahammülü artırması gereken bir ibadet. Tutamayanlar ya da tutmakta zorlananlar ise kolayca etiketleniyor. Sanki oruç tutamamak, insanı otomatik olarak daha kötü biri yapıyormuş gibi. Oysa kimsenin hikâyesi, dışarıdan göründüğü kadar basit değil. Sağlık, psikoloji, hayat yükü… Bunların hiçbiri tek bakışta anlaşılmıyor.
Ramazan bir yarış değil. Kim daha çok aç kaldı, kim daha çok sofra kurdu, kim daha fazla gösterdi meselesi hiç değil. Bu ay, insanın kendisiyle sessiz bir hesaplaşması olmalı. Daha az tüketmeyi, daha az konuşup daha çok dinlemeyi, daha az yargılayıp daha çok anlamayı hatırlatmalı.
Belki de Ramazan’ı kurtaracak olan şey, onu başkalarına göstermekten vazgeçmek. Daha sade sofralar, daha yumuşak cümleler, daha az rol, daha çok samimiyet… Aç kalmak değil; kalbi açmak meselesi bu.
Ve belki de en önemlisi: Ramazan, sadece tutabilenler için değil; düşünenler, sorgulayanlar, anlamaya çalışanlar içindir. Mesela "Gazzeyi anlamak" etiketinin tekrar gözden geçirilmesidir. Bir tas çorbanın bölüşüldüğünün farkında olarak nefsi terbiye etmek içindir. Namaz kılınabilecek yumuşak temiz veya üstü kapalı bir mekanın var oluşuna şükretmek içindir. Bütün bunlara sahip olmayan müminlere dua ile erişmek içindir. Ramazan; insanın mübarekliği ile mübarek olacaktır.
