Genel

İslamdaki ilk öğretmen Musab Bin Umeyr

Mus'ab bin Umeyr (Arapça: مصعب بن عمير d. 585, ö. 625) İki cihan güneşimiz, Hz. Muhammed' (sav) in sahabesidir. Mekke'deki Kureyş kabilesinin Abdüddar boyuna mensuptur. 614 yılında İslam'ı k...

27.02.2026 - 12:02 5 dk'da okuyabilirsiniz.
İslamdaki ilk öğretmen Musab Bin Umeyr
Muhammet ARSLAN
Muhammet ARSLAN
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Muhammet ARSLAN
Yazarın tüm yazılarını görüntüle
AYIN YAZISI

Mus'ab bin Umeyr (Arapça: مصعب بن عمير d. 585, ö. 625)
İki cihan güneşimiz, Hz. Muhammed' (sav) in sahabesidir. Mekke'deki Kureyş kabilesinin Abdüddar boyuna mensuptur. 614 yılında İslam'ı kabul etti ve 625 yılında Uhud Muharebesi'nde şehit oldu.

Mekke'nin en zengin ailelerinden birine mensuptu. Peygamber Efendimiz HZ. Muhammed (sav) ondan şu sözlerle bahsederdi: 'Mekke' de Mus'ab bin Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka bir genç görmedim.' 
Medineli Müslümanlarla peygamber efendimiz arasında yapılan ilk antlaşma olan Birinci Akabe Biatı'ndan sonra bizzat Peygamberimiz tarafından İslam'ın tebliğ edilmesi için Medine'ye gönderilen sahabedir. İslamdaki ilk öğretmendir.

 Mus'ab, Umeyr bin Haşim ile Hunas bint Malik'in oğluydu ve ailesi çok zengindi. Babasının otoritesi sayesinde gençliğinde bile Kureyş ileri gelenlerinin toplantılarına katılmasına izin veriliyordu.
İlk Müslümanlar Mekkelilerin baskısı nedeniyle peygamber efendimiz ile Erkam'ın evinde toplanıyorlardı. Mus'ab bu yeni dine ilgi duydu ve İslam hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu eve gitti. Kur'an'ı ve Hz. Muhammed' (sav) in anlattıklarını duyunca Müslüman oldu.

Mus'ab, annesinin tepkisinden korktuğu için ilk başta inancını gizli tuttu. Ancak bir gün Osman bin Talha, onu Erkam'ın evine girip Müslümanlarla namaz kılarken gördü. Haber yayıldı ve sonunda annesine ulaştı; o da, onu vazgeçirmek amacıyla onu evlerine zincirledi. Mus'ab inancına bağlıydı ve bundan vazgeçmedi. Hz. Muhammed (sav), bir daha ailesinin baskısına uğramaması için ona Habeşistan'a hicret eden sahabelere katılmasını tavsiye etti. O da hapsedildiği evinden kaçarak hicret kervanına katılıp Habeşistan'a gitti.
Bir süre sonra Habeşistan'dan döndü. Medineliler'den bir grup İslam'ı kabul etti ve Hz.Muhammed' (sav) den kendilerine İslam'ı anlatacak öğreticiler talep etti. Bu görev Mus'ab bin Umeyr'e verildi. Medine'de Es'ad bin Zürare'nin evinde kalan Mus'ab bin Umeyr birer ikişer gelen Medinelilere İslam'ın esaslarını öğretti. Medine'ye ilk hicret eden sahabi Mus'ab bin Umeyr'dir. Kendisine verilen bu görev dolayısıyla Mus'ab, İslam'da ilk elçi ve öğretmen olarak kabul edilir. Medine'de ilk cuma namazı kıldıranın da o olduğu rivayet edilir.Mus'ab bin Umeyr, Bedir Muharebesi'ne katılan sahabelerin arasındaydı.
624'teki Uhud Muharebesi'nde Hz. Muhammed (sav), Mus'ab ibn Umeyr'i Müslüman sancağını taşıması için görevlendirdi. Muharebe sırasında, savaşın bittiği izlenimine kapılan bazı sahebeler savaş alanındaki mevzilerini terk ederek Mekkeli güçlere peygambere saldırma fırsatı verdi. Tehlikeyi fark eden Mus'ab, düşmanların dikkatini kendine çekmek ve peygamber efendimizi korumak niyetiyle sancağı kaldırıp tekbir getirdi.
Mekke müşriklerinden İbn-i Kâmia adında biri Hz. Muhammed' (sav) e saldırırken, Mus'ab bin Umeyr onun karşısına çıktı. Bu müşrik, bir kılıç darbesiyle Mus'ab bin Umeyr'in sağ kolunu kesti. Mus'ab bunun üzerine sancağı derhal sol eline aldı. İkinci bir darbe ile sol kolu da kesilince, sancağı kesik kollarıyla tutup göğsüne bastırdı. Bu haliyle kendini Hz. Muhammed' (sav) e siper yapan Mus'ab bin Umeyr'in üzerine hücum eden İbn-i Kâmia, vücuduna bir mızrak sapladı. Musab bin Umeyr mızrağı çıkarıp yerine sancağı taktı, daha sonra yere yıkıldı ve yaşamını yitirdi.
Defni sırasında onu kefenleyecek örtü bulunamadı. Sahabelerden Habbab, bu olayı şu şekilde rivayet eder;

"Biz Hz. Muhammed (sav) ile birlikte Medine'ye yalnız Allah rızası için hicret ettik. Artık mükâfatını Allah'tan bekleriz. Arkadaşlarımız arasında bu nimetlerden tatmadan âhirete gidenler vardır ki Mus'ab bin Umeyr bunlardan biridir. O Uhud günü şehid olmuştu da kendisini saracak bir kefen dahi bulamamıştık. Yalnız şehidin bir kaftanını bulmuş ve bu aziz şehidi ona sarmaya çalışmıştık. Ancak başını örterken ayakları açılıyor, ayaklarını kapatırken de başı açığa çıkıyordu. Bu yoksulluk karşısında,  Hz. Muhammed (sav) bize şehidin başını örtmemizi ve ayaklarının üstüne de izhîr denilen kokulu ottan koymamızı emretti".

Hz. Muhammed (sav), Musab'ın naaşının yanında durdu ve Kur'an'dan şu ayetleri okudu: "İnananlar arasında Allah'a verdikleri söze sadık kalan adamlar vardır. Allah'ın Elçisi, sizin Allah katında şehit olduğunuza tanıklık eder."
Çocuklarımıza güzel isimler koymakla mükellefizdir. Yarın huzuru mahşerde bu isimlerle çağrıldığı zaman isimlerin güzelliği ile ilgili vebali vardır. Başta kendimden örnek olarak çocuğumun adını Musab koydum . Musab bin Umeyr gibi islama hizmet edenlerden olsun diye . Şehrimizde yine bu isim Yakutiye Otoban Sanayi Sitesinde Musab Bin Umeyr Camii olarak yaşatılmaktadır. 
Onlar önden gittiler ... Arkalarından gidecek olanlara selam olsun... 
27/02/2026

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku