Kendi Baharının Katili Olmak
Bazı vedalar vardır; ne gideni bellidir ne de kalanı. Bir insanı uğurlamazsınız, bir şehri terk etmezsiniz. Sadece bir sabah uyanır ve artık o eski "siz" olmadığınızı fark edersiniz. İçinizdeki o en parlak ışığı, en canlı arzuyu, yani hayallerinizi kendi ellerinizle toprağa vermişsinizdir. Sevim Batur’un dediği gibi: "Hayallerini kendi elleriyle toprağa verenin gözlerinde bahar bile yas tutar."
Vazgeçişin Sessiz Ağırlığı
Hayat bizi çoğu zaman "gerçekçi" olmaya zorlar. "Ayakların yere bassın" derler, "boş işlerle uğraşma" derler. Biz de bazen yorgunluktan, bazen korkudan, bazen de elalem ne der kaygısından o büyüttüğümüz fidanları söküp atarız içimizden. Ancak bu, sıradan bir temizlik değildir. Bu, kendi ellerimizle işlediğimiz bir faili meçhul cinayettir.
İnsan, hayalinden vazgeçtiğinde sadece bir hedeften vazgeçmez; dünyayı görme biçiminden de vazgeçer. O andan itibaren dışarıda çiçeklerin açması, güneşin ısıtması ya da kuşların cıvıltısı bir anlam ifade etmez. Çünkü içeride bir kış başlamıştır ve o kışın soğuğu, dışarıdaki tüm baharları donduracak kadar keskindir.
Gözlerdeki O Puslu Bakış
Hiç dikkatinizi çekti mi? Bazı insanların gözlerinde, ne kadar gülerlerse gülsünler, asla silinmeyen bir hüzün perdesi vardır. İşte o perde, gömülen hayallerin yas tutan gölgesidir. Bahar gelip de tabiat canlandığında, bu canlanış o kişiye sadece "neyi kaybettiğini" hatırlatır. Başkalarının baharı, hayallerini toprağa verenlerin sızısı olur.
"Hayallerinden vazgeçmek, ruhun emekliye ayrılmasıdır."
Yeniden Yeşermek Mümkün mü?
Peki, o toprak hep mi kurak kalacak? Elbette hayır. Ancak o yasın hakkını vermeden, o gözlerdeki bulutu dağıtmadan yeni bir mevsim başlatmak imkansızdır. İnsan, kendi elleriyle toprağa verdiğini yine kendi elleriyle oradan çıkarmalı ya da o toprağa yeni bir tohum ekme cesaretini göstermelidir.
Eğer bugün gözlerinizdeki bahar yas tutuyorsa, durup bir sorun kendinize: Toprağa verdiğiniz o hayal gerçekten ölü müydü, yoksa sadece filizlenmek için mi bekliyordu? Unutmayın; doğa kendini her yıl nasıl yeniliyorsa, insan ruhu da her bozguna rağmen kendi baharını yaratma gücüne sahiptir.
Yeter ki kendi elleriniz, toprağı kazmak için değil, can suyunu vermek için çalışsın.
