Genel

Selam Olsun Hatalara: Pişmanlığın Tecrübeye Dönüştüğü Durak...!

Selam Olsun Hatalara: Pişmanlığın Tecrübeye Dönüştüğü Durak ​Bazı kelimeler vardır, insanın göğüs kafesinde yankılanır. Nazım Hikmet’in o meşhur dizelerinde olduğu gibi: “Önce hatalarıma sel...

08.03.2026 - 21:34 3 dk'da okuyabilirsiniz.
Selam Olsun Hatalara: Pişmanlığın Tecrübeye Dönüştüğü Durak...!
Meryem YARAR
Meryem YARAR
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Meryem YARAR
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Selam Olsun Hatalara: Pişmanlığın Tecrübeye Dönüştüğü Durak

​Bazı kelimeler vardır, insanın göğüs kafesinde yankılanır. Nazım Hikmet’in o meşhur dizelerinde olduğu gibi: “Önce hatalarıma selam söyleyin… Onların adı artık tecrübe!” Bu sadece iki mısra değil; bir kabulleniş, bir ayağa kalkış ve hepsinden önemlisi bir barış ilanıdır. İnsanın en büyük savaşı olan kendisiyle, geçmişiyle barışması...

​Modern dünya bizden kusursuz olmamızı bekliyor. Her adımımız doğru, her kararımız isabetli, her cümlemiz hatasız olsun isteniyor. Oysa insan dediğimiz varlık, döküle saçıla büyür. Dizimiz kanamadan koşmayı, kalbimiz kırılmadan sevmeyi, yanılmadan doğruyu ayırt etmeyi öğrenemeyiz.

Hata, Yolun Sonu Değil Tabelasıdır

​Çoğu zaman yaptığımız yanlışlara birer "kayıp" gözüyle bakarız. Kaybedilen zaman, kaybedilen emek ya da kaybedilen insanlar... Ancak perspektifimizi değiştirdiğimizde görürüz ki; bizi bugün olduğumuz kişi yapan şey, başarılarımızdan ziyade düştüğümüz kuyulardır. O kuyulardan nasıl çıktığımız, hangi ipi tuttuğumuz ve o karanlıkta neyi keşfettiğimizdir asıl mesele.

​Hata dediğimiz şey, aslında gidilmemesi gereken yolu gösteren bir tabeladır. Eğer o yanlış sapağa girmeseydik, doğru yolun kıymetini ve güvenliğini asla kavrayamazdık.

Selam Vermek: Kabullenmenin Gücü

​Nazım’ın "selam söyleyin" demesi tesadüf değildir. Bir şeye selam vermek, onun varlığını kabul etmek ve onunla aynı hizada durmak demektir. Hatalarımızdan kaçmak yerine onlarla göz göze gelmek, onlara birer isim takmak... İşte o ismin adı "Tecrübe" olduğunda, ağır bir yük hafif bir mirasa dönüşür.

​Tecrübe, rüzgârın nereden eseceğini bilmek değil; rüzgâr estiğinde yelkeni nasıl açacağını öğrenmektir. Ve bu bilgi, bedeli ödenmiş bir bilgidir. Kimsenin kütüphanesinden alamazsınız, kimsenin nasihatiyle kalbinize yerleştiremezsiniz. Onu sadece yaşayarak, yanılarak ve o meşhur selamı vererek kazanabilirsiniz.

​Bugün Kendinize Bir Şans Verin

​Eskilerin dediği gibi; "Hiç hata yapmamış kişi, hiçbir şey yapmamış kişidir." Eğer bugün bir yerlerde canınız yanıyorsa ya da "keşke"leriniz "iyi ki"lerinizden fazlaysa durun ve Nazım’a kulak verin. Geçmişteki o yanılan halinize uzaklardan bir selam gönderin.

​Unutmayın; mermer ancak darbe alarak heykele dönüşür. Bizler de hatalarımızın keski darbeleriyle şekilleniyoruz. Yaralarımız, ışığın içeri girdiği yerlerdir.

​Selam olsun bizi büyüten yanlışlara, selam olsun adını tecrübe koyduğumuz o kıymetli sancılara…

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku