ÇAT BİZE MEZAR OLMADAN DÜŞMANA GÜLZAR OLMAZ…
Erzurum’un 1916 yıllarında Ruslar tarafından işgal edildiği günlerde Çat’ta Rusların eline geçmiştir. Rus işgali asırlarca bağımsız yaşamış yöre insanı arasında korku ve tedirginliklere yol açmıştır. İşgal, iki yıl sürmüştür. Rusya' da 7 Kasım 1917 de patlak veren Bolşevik ihtilalinden kısa bir müddet sonra 18 Aralık 1917 ‘de imzalanan Erzincan Antlaşması ile geri çekilmeye başlamışlardır.
Rusların geri çekilmesi ile bölgede aç ve susuz bırakılmış halk, Ermeni çetelerinin zulmüne ve işkencelerine maruz kalmıştır. Birçok mahsun insanın kanı dökülmüştür. Ermenilerin katliam başlatmaları üzerine, o günlerde Yavi'de görev yapan, Alvar İmamı Hacı Muhammet Lütfi Efendi; çevre köylerden topladığı 60 kişilik bir müfrezeyle Rusların silah deposunu ve Ermenilerin karargahını basarak Bağlıca köylü Mehmet Efendi (Mehmet Kılıç) ve akrabalarınının da desteği ile Kâringiz, Polikan, Yeni Köy, Bağlıca ve civarındaki diğer bir kısım köy ve komlardan katılanlarla birlikte 70 kişilik bir milis kurmuştur. Bu, milis güç Gökçeşeyh, Bahçe köyleri sınırlarında özellikle Sal Mezrası mevkilerinde Ermenilere karşı 39 gün yiğitçe çarpışarak büyük kayıplar verdirilmiştir. Bu çarpışmalar sonrasında ermeniler püskürtülmüş Çat ve civar köyleri düşmandan temizlenmiştir.
Kâzım Karabekir Paşa birliklerinin, 4 Mart günü Erzincan’dan ayrılarak Sansa deresi güzergahında Haydari Boğazı üzerinden Erzurum’a ilerleyen birliklerin başında Deli Halit Paşa bulunmaktaydı. 10 Mayıs 1917’de Garbi Dersim Komutanlığına atanan Halid Paşa, savaşın en önemli milis güçlerinden birisini kurmuştu; Dersimli süvari birlikleri ile Erzincan, Mamahatun üzerinden ilerleyen Halid Paşa birlikleri Haydari Boğazından Erzurum’a girerken bu birliklerin içerisinde Mehmet Kılıç’ın kurduğu güç ile Yavi’de görev yapan Muhammed Lütfi Efendi (Alvarlı İmamı) de vardır.
Muhammet Lütfi Efendi, emrindeki silahlı milis güç ile Mehmet Efendinin gücü yol boyunca birçok Ermeni çetesiyle çarpışarak, Haydari Boğazı’ndaki Zerdige Köyü’ne kadar gelmiş bulunan Türk Ordusu’na iltihak etmiş, onun katılması ordu içinde bir heyecan ve moral oluşturmuştur. Bu durumun orduya ve ahaliye moral olması ile önce Ilıca sonra da Erzurum’un kurtuluşuna vesile olmuştur.
Bugün üzerinden 108 yıl dönümünu kutladık. Geçmiş bu zamanın yıl dönümünde tüm şehit ve hayatını kaybeden gazilerimize Allahtan rahmet diliyor, aziz memleketimizin kurtulunda rol oynayan herkesi şükran ve minnetle yad ediyoruz.
09/03/2026
Muhammet ARSLAN