13 Mayıs tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Başkanı Donalt Trump 'ın Çin gezisini takip etmeye çalıştım. Gözlemlediğim bir çok konunun başında elbette ki Doğu Türkistan Soykırımına yaklaşımına baktım. Çocukların öldürülmesinde silah yardımında bulunan birisinin başka milletlerin çocuklarının gülüşüne takılması ve bunu benim için yaptılar çıkışı da ayrıca manidar . Başta Doğu Türkistan'da , Gazze ' de , Arakan 'da ve diğer nice yerlerde öldürülen çocuk , kadın, yaşlı , gençler varken de dünyanın süper gücü olduğunu iddia eden devletin başkanı Türkistan için elbette bir şey söylemeyecekti. Siyasi çıkarlar konuşuldu. Ben daha güçlüyüm ama el ele verirsek daha güçlü oluruz dediler. Burada bunlar yaşanırken tarihinde asla soykırım olmayan devletimizin başkanı, Cumhurbaşkanımız da Kazakistan' da ata topraklarda görüşmelerde bulunmak için gitti. Orada ki çocukların saz eşliğinde Cumhurbaşkanımıza Dombırayı çalıp söylemeleri oldukça güzel görüntüler çıkardı.
Şimdi bir tarafta bizim çocuklarımız bizim devlet başkanımıza bu güzel karşılamalar yapılırken , diğer taraftan da eli çocuk kanlarına bulaşmış olanlar da çocuklar üzerinden masumiyet karinesi çizmektedirler.
İnsan unutur , tarih unutmaz... Söz uçar yazı kalır diyerek bu yazımızı paylaşıp üzerimizde bulunan sorumluluğu yerine getiriyoruz.
Susmuyoruz , Özgür Türkistan , Özgür Filistin olana kadar susmayacağız ...
Zulm ile abad olanın , ahiri bedbah olur...
14 Mayıs 2026