Nezaket; bütün dünyada geçerli akçe misali, açmayacağı gönül yok gibidir... Bizde tatlı dil ve güler yüzle alakalı atasözleri, şarkılar ve türküler vardır; bunları söyleyenlerin ve yazanların ruhları şad olsun.
Kibarlık ve korkaklık, birbirine benzer gibi görünse de aslında doğu ile batı kadar birbirinden uzak hasletlerdir. Maalesef günümüzde ve yöremizde bu iki özellik karıştırılır oldu. Nezaketi korkaklık gibi algılayan bir yığın insanımız var; ama bilmiyorlar ki kibarlık ne gönüller, ne kapılar açar…
Kabalığı "harbilik" zanneden, kötü imaja sahip insan sayımız da az değil. Memleketimizin ciddi sayılabilecek sorunlarından birisi de bu olsa gerek: Ağızlar küfürlü, sözler kaba... Hiçbir insana yakışmayan bu kötü fiilin, erkeklerle yarışır şekilde kadınlar ve kızlar arasında da yayılmakta olduğunu müşahede etmekteyim.
Delikanlı, harbi insanı severiz, sevmeliyiz ve teşvik etmeliyiz; fakat kaba saba, ağzı ve gönlü bozuklara da prim vermeyip uyarımızı eksik etmeyelim! İyiyi ve güzeli teşvik edip takdir edelim; kötüyü ve kötülüğü ise mümkün olduğunca uyarıp tekdir edelim.
“Nezaket; sağırların duyabildiği, körlerin de görebildiği bir dildir.”
— Mark Twain
“İyilik yapmaya bulunduğun yerden başla; bu iyilikler, dünyayı güzel bir yer hâline getiren küçük parçalardır.”
— Desmond Tutu
