Genel

VİŞNE AĞACININ DİBİNE DÜŞTÜM

Bu dünyada en çok hangi duygudan nefret ediyorsun diye sorsalar; "özlemek" derdim.​Bu kelimenin karşılığı ağırdır. Bu duygu karşısında gerçekten insanın burnunun kemiği sızlar. Kalbinin orta...

31.05.2026 - 09:04 3 dk'da okuyabilirsiniz.
VİŞNE AĞACININ DİBİNE DÜŞTÜM
Mine Aras Nalkıran
Mine Aras Nalkıran
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Mine Aras Nalkıran
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bu dünyada en çok hangi duygudan nefret ediyorsun diye sorsalar; "özlemek" derdim.​Bu kelimenin karşılığı ağırdır. Bu duygu karşısında gerçekten insanın burnunun kemiği sızlar. Kalbinin orta yerinde koca bir boşluk vardır ve insan her an o boşluğa düşmekle imtihan olur. Yaşarsın ve yaşadığın her güzel anın içinde, yitirdiğin o eksik parçanın peşinde koşarken bulursun kendini.Özlemek; zamanın içinde kaybolmuşların acı ıstırabıdır. Yitirirsin bazı şeyleri; bir daha telafisi olmayacağını bildiğin an başlar özlem.Gideni özlersin, gidenden kalan eşyayı özlersin, gidenin sevdiği meyveyi özlersin...​Eline bir fotoğraf tutuşturulur hasret gider diye; sen oturur o fotoğrafın içindeki günü özlersin. Vişne ağacından düşen ekşi tadı, ocakta kaynayan suyun tıkırtısını, gardırobun gıcırtısıyla uyandığın sabahları özlersin. Bir şarkı duyarsın, kulaklarının pası silinir lakin o şarkının hatırlattığı günde kopan fırtınanın içinde üşürsün.Rüzgâr eser ılık ılık, başkasına serinlik olur ama sana kasırga vurmuş gibi yıkılırsın.Gidenler hangi tarihte giderse gitsin senin için zamansızdır. Çünkü sen hâlâ yaşamını sürdürdüğün için ona ihtiyacın bitmemiştir. Gidenin muhtaçlığı bitmiştir ama kalanın muhtaçlığı her seferinde yüzüne tokat gibi vurur.
Özlemek, sadece gidene duyulan bir his değildir; gidenle uzaklaşan her şeydir. Görünürde tek bir şeye yahut tek bir kişiye hasret kalınır. Ama işin özünde sen gönlünden gidene, ömründen gidene, vişne ağacının dibine dökülene, evin yanan lambasına, bahçede çamaşır tutturduğun mandala, halının tozuna, kırılan çay bardağına hasret kalırsın..
Giden sadece kendi gitmemiştir; sanki ardında ona ait her şeyi sürükleyerek peşinden götürmüştür. O gidişin ardından baktığın çaresiz bakışlar, senin ömrünün en has parçası olur.İşte bu yüzden hiç sevmem özlemeyi. Çünkü sizin burada okuduğunuz her kelimeyi ben burnumun kemiği sızlayarak yazdım.Burnumun kemiği sızlayarak düştüm bir vişne ağacının dibine… ​8 Mart 2013'te giden Anneme…9 Mayıs 2026'da giden Anneanneme...Rahmetle...

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku