Şiirden Yana Bir Gece, Kalpten Kalbe Bir Masa
Bazı akşamlar vardır; takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünür ama insanın zihninde ve kalbinde uzun süre yaşamaya devam eder. Geçtiğimiz çarşamba akşamı benim için tam da böyle bir geceydi.
Sevgili Sena Bozdemir ile birlikte günlerdir heyecanla hazırlığını yaptığımız Genç TYB Erzurum’un “Şiirden Yana” programını nihayet gerçekleştirdik. Program sona erdiğinde geriye dönüp baktığımda hissettiğim ilk şey yorgunluk değil, kelimelerin insanları bir araya getirme gücüne duyduğum derin hayranlık oldu.
Bu yola çıkarken kendimize bir motto seçmiştik: “Bir mısra kadar yakın, bir şiir kadar derin.” Aslında bütün hazırlığımız da bu cümlenin etrafında şekillendi. İstedik ki insanlar sadece şiir dinlemeye değil, aynı zamanda kendilerini güvende hissedecekleri bir ortama gelsinler. Bu yüzden loş ışıkların, mum alevlerinin ve eski bir radyodan yükselen nostaljik tınıların eşlik ettiği sıcak bir masa kurduk.
En başından beri amacımız edebiyatı kürsülerin resmiyetinden biraz uzaklaştırmaktı. Şiiri; not verilen, değerlendirilen, teknik ölçülerle tartılan bir alan olmaktan çıkarıp yeniden insanın kalbine taşımak istedik. Bu nedenle programa katılan herkese ilk sözümüz şu oldu:
“Bu akşam burada kural yok, teknik inceleme yok, en önemlisi de eleştiri yok.”
Sanırım gecenin ruhunu oluşturan şey de tam olarak buydu.
Eleştirilme kaygısını kapının dışında bırakan dostlarımız, kalplerinin en özel köşelerini mısralarla açtılar. Kimi ilk kez kendi yazdığı bir şiiri seslendirdi; kimi yıllardır sevdiği dizeleri bizimle paylaştı. Kimi de sadece çayını yudumlayıp şiirleri dinlemeyi tercih etti. Fakat o masada bulunan herkes, sessiz ya da sesli, bu ortak hikâyenin bir parçasıydı.
Benim için gecenin en kıymetli tarafı da buydu aslında. Çünkü o akşam okunan şiirler alkış almak için değil, hissedilmek için vardı. Söylenen her söz, karşısında bir yargıç değil bir dost buldu. Belki de bu yüzden mısralar bu kadar içten ve samimiydi.
Bu güzel gecenin yankıları yalnızca o salonda kalmayacak. Programda şiirleriyle ve sesleriyle geceye renk katan katılımcılarımızın kayıtlarını, özel düzenlemelerle sosyal medya hesaplarımızda paylaşmayı planlıyoruz. Böylece o akşamın sıcaklığını ve samimiyetini daha fazla insanla buluşturma fırsatı yakalayacağız.
Elbette bu buluşma bizim için bir son değil, bir başlangıçtı. Sena ile birlikte yeni etkinliklerin, yeni temaların ve yeni edebiyat buluşmalarının planlarını şimdiden yapmaya başladık. Kelimelerin izini sürmeye, insanlar arasında şiirle köprüler kurmaya ve her zaman şiirden yana olmaya devam edeceğiz.
İlk adımımızda heyecanımıza ortak olan, masamızı şereflendiren ve ruhunu mısralara teslim eden tüm şiir dostlarına gönülden teşekkür ediyorum.
Bir sonraki mısrada, yine aynı sıcaklıkta buluşmak dileğiyle…

Yazel Yüsra ÖZNALÇIN