Ekonomi & İş Dünyası

Görünmeyen Yükün Taşıyıcıları: Mali Müşavirler Ne Yaşıyor?

Biraz dertleşelim mi?Ekonominin devasa dişlileri hiç sekmeden dönerken herkes en gözde olanları yani vitrindekileri konuşur; büyüyen şirketler, yükselen grafikler, yeni yatırımlar, toplanan ...

19.06.2026 - 11:40 4 dk'da okuyabilirsiniz.
Görünmeyen Yükün Taşıyıcıları: Mali Müşavirler Ne Yaşıyor?
Sefa ÇİÇEK
Sefa ÇİÇEK
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Sefa ÇİÇEK
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Biraz dertleşelim mi?Ekonominin devasa dişlileri hiç sekmeden dönerken herkes en gözde olanları yani vitrindekileri konuşur; büyüyen şirketler, yükselen grafikler, yeni yatırımlar, toplanan vergiler… Ancak bu dişlilerin takılmadan dönmesini sağlayan, arkadaki o inanılmaz dijital ve bürokratik mekanizmayı sırtlayan gizli kahramanları pek de gören yok. Bu gizli kahramanlar kim diye sorduğunuzu duyuyor gibiyim, serbest muhasebeci mali müşavirlerden (SMMM) bahsediyorum.Bir devletin bekası için en büyük önem arz eden 3 temel sac ayağı vardır. Bunlardan; birisi “Adalet”  birisi “Askeriye” bir diğeri de hiç şüphesiz “Ekonomi”dir.Ekonominin ise olmazsa olmazı vergilerdir. Bu vergilerin her aşamasında görev yapan en önemli yapı taşı ise Mali Müşavirlerdir. Bu su götürmez bir gerçekliktir. Yukarıda saydığım üç sac ayağından herhangi birisinin sekteye uğraması demek, ülkenin beka sorunları yaşaması demektir. Peki Ekonominin en ağır taşı olan vergilerin pelerinsiz kahramanları Mali Müşavirlerin mesleki sıkıntıları hakkında ne yapılıyor?Bugün iş dünyasında kime dokunursanız dokunun bir dokunup bin ah işitiyorsunuz, amenna. Fakat mali müşavirlik mesleğinin bunlardan ayrılan yanları var. Mali müşavirlik artık "stresli bir iş" olmanın çok ötesine geçerek yapısal bir krizin eşiğine gelmiş durumda. Sürekli değişen mevzuatlar, yetişmeyen beyannameler ve dijitalleşmenin getirdiği kolaylık yerine üst üste binen yeni angaryalar...Teknolojik değişim ve dönüşümün insanlığa faydası olurken Mali Müşavirlere safi yük olarak dönmesi basite indirgenemez bir sorundur.Bir mali müşavirin en büyük düşmanı zaman değil, o zamanın içine sığdırılması beklenen belirsizliktir. Bir gece yarısı yayımlanan tebliğe göre sabah tüm işleyiş şeklinin değişebildiği bir sistemde, meslek mensupları adeta birer "mevzuat avcısı" gibi yaşamak zorunda kalıyor. Üstelik bu değişikliklerin sistemsel altyapıları hazırlanmadan, "yaptım oldu" mantığıyla devreye alınması, tüm iş yükünü artırması yetmezmiş gibi bir de hatanın faturasını mali müşavirin omuzlarına yüklüyor. Dijitalleşme, teoride hayatı kolaylaştırmak için vardır. Peki ya pratikte? Bizim sistemimizde e-defter, e-fatura, e-arşiv derken, bürokrasiyi azaltması beklenen süreçler tam tersine konvoy halinde birer kontrol ve onay mekanizmasına dönüştü. Vizitelerde hastanelerin vermiş olduğu sağlık raporlarının otomatik olarak SGK sistemine düşmesi teknolojik bir nimetken bunun haricen Mali Müşavirin onayının istenmesi tamamen meslek mensubuna yüklenmiş bir angarya ve maalesef ki kesilebilecek cezanın perde arkasındaki formalitesidir. Maliye Bakanlığı’nın, TÜİK’in, Çalışma Bakanlığı’nın ve daha birçok kurumun istediği veriler birbirini tekrarlıyor. Kurumlar arası veri entegrasyonunun faturası, her yere ayrı veri girişi yapan mali müşavire kesiliyor. Meslek mensubu artık danışmanlık yapan, finansal strateji üreten bir uzman değil; sistem hatalarıyla boğuşan bir veri giriş personeli haline getirilmiş durumda.Mali müşavirlik, hatanın mali bedelinin en ağır olduğu mesleklerden biri. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, mükellefin yaptığı bir hatanın ya da eksikliğin ucu doğrudan müşavire dokunabiliyor. Bu kadar büyük bir hukuki ve mali risk altında çalışan meslek mensuplarının, ne yazık ki yıpranma payı gibi hakları olmadığı gibi, insani şartlarda tatil yapma hakları bile yok. "Mali Tatil" adı altında yürürlüğe giren uygulama, pratikte birkaç beyannamenin gününün kaymasından öteye geçmediği için, mali müşavirler hastalandıklarında bile hastane yatağından beyanname göndermek zorunda kalıyor.Anlatılacak onca şey var fakat çok uzatmak istemiyorum. Değindenmeden edemediğim bir husus daha var. Maalesef ki Mali müşavirlik meslek odaları. Meslektaşlarından bir haber yaşayan bir odanın sadece eğitim seminerleri düzenlemesi, göstermelik bazı organizasyonlar düzenlemekten öteye gidemiyor. Maalesef ki meslek odasının meslektaşlarından sıyrılarak bir zümre odası olduğuna şahitlik etmekteyiz. En basit örneklendirmesi, meslek mensuplarının evlerine bile gidebilme zamanı bulamadıkları geçici vergi dönemlerinde SMMM yeterlilik sınavı koymaları bile bu meslekten bir haber olduklarını göstermektedir. Maalesef ki ülkenin yetim mesleği Mali Müşavirler seslerini duyuramadıkları gibi kendilerini savunabilecek bir odaları da kalmamış durumda. Ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir: “Devletin görünmez sac ayağı olan mali müşavirler sustuğunda, sadece bir meslek değil, ekonominin o devasa dişlileri de durur.”  

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku