Kerbela’ da Hüseyin olmak…
İnsan yaratılmışların en şereflisidir. Üstünlük ise ancak takvadadır.
1346 yıl önce Kerbela da meydana gelen en acı hadise, İslam tarihinin ve milletinin yüreğinde derin yaralar almasına ve bölünmesine sebepler vermiştir. Hz. Hüseyin Efendimiz kendisine inananlarla kufeye giderken Yezid ve ordusu tarafından katledilmesidir.
Muharrem ayının 10. Gününde meydana gelen olayla bizleri mateme sürükleyip yıllarca Müslüman alemini alevi, sünni, şii diye ayrıştırdılar. Hüseyin’i sevmek, Ali’yi sevmek Alevilikse en büyük aleviler bizleriz. Susuz bırakılan ve ardından katledilen kadın, çocuk ve peygamber torunlarına ağlamayacaksak neye, ne kadar, niçin ağlayacağız?
Bu bölünmüşlük günümüzde halen devam ederken, bölgemizde var olan savaşlarda bu yarayı kaşıyıp kanatanlar ve yaranın asla iyileşmesini istemeyenler var.
Bugün Gazze ‘de, Irak’ta, Suriye’de, İran da ,Yemen de, Lübnan’da ve dahi birçok İslam beldesinde bu ayrıştırma devam etmektedir.
Bugün bu ayrışmaya karşı çıkmak, birlik ve beraberlik içinde olmak, Hüseyni ruh ile İslam alemini bir arada tutmak ,herkesten önce yıllarca bu dine hizmet etmiş milletin torunları olarak bizlerin vazifesidir.
Hüseyni ruh ile yaşamak, onunla ağlamak ve onun baktığı pencereden bakarak Sinan Bin Enes gibi olmamak ve Yezidi yad etmemek üzere yaşamaktır.
Şahsımda bu matem gününde Hz. Hüseyin Efendimizi ve dahi yanında şehit düşenleri, bu din ile sancağımız için şehit düşen neferleri rahmetle, minnetle yad ediyorum.
Aşura günümüz mübarek olsun.
İslam aleminin matemi son bulsun diyorum.
19.06.2026
Muhammet ARSLAN