Gezi & Keşif

ARANAN MEMLEKET KOKUSU

İnsan gittiği her yerde, çıktığı her yolculukta doğduğu toprakların kokusunu arıyor. Memleketinin yeşili başka, dağlarında sıralanan hasret rüzgârları başka tütüyor burnunda.​Ben de memleket...

06.07.2026 - 10:16 3 dk'da okuyabilirsiniz.
ARANAN MEMLEKET KOKUSU
Mine Aras Nalkıran
Mine Aras Nalkıran
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Mine Aras Nalkıran
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

İnsan gittiği her yerde, çıktığı her yolculukta doğduğu toprakların kokusunu arıyor. Memleketinin yeşili başka, dağlarında sıralanan hasret rüzgârları başka tütüyor burnunda.​

Ben de memleketine gurbet kalanlardanım. Eşimin mesleği gereği şehir şehir gezerken, bir tayin durağımızda kendimizi Kıbrıs'ta bulduk. Buraya gelene kadar Kıbrıs hakkında herkesin bildiği genel bilgiler dışında pek fikrim yoktu. Ada'nın havasını solumaya başladıktan sonra gittiğimiz her yerde başka bir tarihi gerçeklikle karşılaştık.​

1974 yılında büyük emek ve güç sarf eden mücahitlere destek amaçlı gönderilen Mehmetçiklerin yattığı Boğazköy Şehitliği'ne gittiğimizde, mezar taşlarında hep "Erzurum" yazısını aradık. Üzerinden yılların geçtiği, toprağına mevsimlerin düştüğü mezar taşında memleketimizin adını görürsek kendimizi hemşehrimize misafir gitmiş gibi hissedecektik. Tam da aradığımız duyguyu bulduğumuz üç mezar taşına rastladık.Memleketimizin adını görünce sırtımıza kara kış, gönlümüze dadaşların gülüşü dokundu adeta: Piyade Er Tayyar Tarı, Piyade Er Ali Ergün, Jandarma Çavuş Ekrem Özmen.​

Gördüğümüz ilk mezarda durduk. 'Ekrem Amca, biz geldik. 52 yıl önce Müslüman kardeşlerine nefes olmak için bırakıp geldiğin Erzurum'dan sana selam getirdik. Aradığımız sendin demek ki.' Rabbim arattıysa buldurur, buldurduysa bir hayra vesile kılar.​

Kıbrıs'ın ateş gibi yandığı yaz sıcaklarında kabri serindir şehitlerin, biliyorum. Çünkü Allah şehadet şerbetini; kulu kabirde serinlesin, ahirette Kevser havuzundan yudumlasın ve cennetle müjdelensin diye nasip eder. Ama biz yine de mezarının kuruyan toprağına su dökerken Erzurumlu Ekrem Amcanın ruhuna okuduğumuz Kur'an-ı Kerim ile vicdanımıza da su serptik.

​Ekrem Amca bizi duydu mu bilmiyorum ama yeğeni duydu. Nasıl mı? Anlatıyorum.​
Şehitlikte bulduğumuz hemşehrimizin mezar taşını sosyal medyada paylaşıp tüm Erzurumlulara Kıbrıs'tan selam söyledik. Paylaştığım fotoğrafa bir mesaj geldi: "Dayımızın mezarlığı... Allah sizden razı olsun. Görünce çok mutlu oldum." yazıyordu mesajda.
Mesajı okurken tüylerim diken diken oldu. O an dedim ki dünya çok büyük değil; Allah dilerse sesin, ta Akdeniz'in ortasında hayat bulan adadan, Doğu Anadolu'nun Palandöken Dağı'na sığınmış Erzurum'dan duyulur. Ekrem Amcanın yeğeniyle yaptığımız sohbeti, bizim için ettiği duaları ve hemşehrimizin şehitliğinin cennetten koparılmış misk kokusunu yanımıza alarak ayrıldık Boğazköy Şehitliği'nden.​

Başta Ekrem Amca olmak üzere Erzurum'dan yahut Türkiye'nin farklı memleketlerinden gelip de bu turkuaz denizin ortasında şehit düşen tüm ecdadımıza rahmet olsun. Onların Türk kardeşleri uğruna vazgeçtikleri bu hayat meşgalesinin içinde kaybolmadan özümüzü, gücümüzü, gönlümüzü diri tutalım. Yıllar geçse de üstünden, bugün aldığımız nefes, soluduğumuz hava ve çocuklarımıza sunduğumuz hayat, bir zamanlar birilerinin vazgeçişleri sayesindedir.

​Unutma!
Unutturma!

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku