Erzurum & Şehir

Edebiyat İkliminde Erzurum

Edebiyat İkliminde ErzurumBazı şehirler haritalarda yalnızca bir coğrafya parçasıdır; bazı şehirler ise insanın gönlüne kurulmuş kadim bir medeniyet otağıdır. Erzurum, benim için işte böyles...

06.07.2026 - 22:21 3 dk'da okuyabilirsiniz.
Edebiyat İkliminde Erzurum
Fuat ÇOMAKLI
Fuat ÇOMAKLI
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Fuat ÇOMAKLI
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Edebiyat İkliminde Erzurum

Bazı şehirler haritalarda yalnızca bir coğrafya parçasıdır; bazı şehirler ise insanın gönlüne kurulmuş kadim bir medeniyet otağıdır. Erzurum, benim için işte böylesi bir şehirdir. Her sokağı bir hatıraya, her taşı bir vakfiyeye, her çeşmesi bir duaya, her hanı bir kervanın izine, her rüzgârı asırlık bir hikâyeye açılır. Bu şehirde yürürken yalnızca caddeleri değil, zamanın sessiz koridorlarını da arşınlarsınız.
Bu satırlar bir masanın başında kurgulanmadı. Onlar, Palandöken'in serin yelinde, Çifte Minare'nin gölgesinde, eski mahallelerin taş döşeli sokaklarında, hanların sessiz avlularında ve tarih kokan mekânlarda adım adım yürürken gönlüme düştü.
Bu yolculuğun en güzel tarafı ise dostluktu...
Haftada bir, bu nedenle bir araya gelen gönüller aynı muhabbet halkasında buluşurdu. Erzurum merkez nüfusuna kayıtlı Tarihçi dostum, her taşın altındaki asırlık hikâyeleri sabırla gün yüzüne çıkarırdı. Tortum'lu Bilgisayarcı dostumun bitmeyen merakı bizi nice unutulmuş köşelere götürürdü. Mevlâna diyarından gelen iş gereği Erzurum'a yerleşen Konyalı dostumuz ise, "Yol kuru kuru yürünmez." dercesine semaveri tüttürür, mangalı yakar; çayın buğusuna sohbeti, ekmeğe bereketi, dostluğa ise tarifsiz bir sıcaklık katardı.
Aşkale'li ben ise çoğu zaman bu yolculukların sessiz yolcusu oldum. Sohbetlerin yönünü Erzurum'un sokaklarında gezdirdim. Kimi zaman bir çeşmenin başında suyun duasını dinledim, kimi zaman kadim bir surun gölgesinde tarihin fısıltılarına kulak verdim. Yayladan esen serin rüzgâr yüzüme değdikçe, gönlümde tarifsiz bir sıcaklık büyüdü. O zaman anladım ki bir şehri şehir yapan yalnızca surları, hanları, hamamları, camileri ve medreseleri değildir; onu şehir yapan, aynı semaver etrafında demlenen dostluklar, aynı ekmeği bölüşen gönüller ve aynı hatırada buluşan insanlardır.
İşte bu yazılar, böyle bir iklimde filiz verdi. Her satırında biraz tarih, biraz türkü, biraz semaver dumanı, biraz mangal ateşi, biraz Erzurum şivesi ve en çok da dostluk saklıdır.
Belki de bu yüzden Erzurum'u yazmak, bir şehri anlatmaktan öte; geçmişe hürmetin, dosta vefanın ve memlekete duyulan hasretin satırlara dökülmüş hâlidir. Gurbette olan bir dadaş için bu şehir, bazen bir türküde yankılanan sestir; bazen de demli bir çayın buğusunda burnuna gelen çocukluk kokusudur.
Bu yüzden bu satırlar yalnızca Erzurum'u anlatmaz; okuyanı onun taş sokaklarında sessizce dolaştırır, semaver başındaki muhabbete misafir eder, tarihin gölgesinde derin bir nefes aldırır.
Çünkü bazı şehirler gezilmez; hissedilir. Bazı şehirler unutulmaz; insanın yüreğinde ömür boyu yaşamaya devam eder.
İşte Erzurum, benim için tam da böyle bir şehirdir... Edebiyat ikliminde yaşayan bir şehir.
Bu yüzden bu yazılar, yalnızca Erzurum'u anlatan bir yazı değil; Edebiyat ikliminde bir şehrin ruhuna yapılan gönül seyahatidir. Çünkü bazı şehirler gezilmez… Hissedilir. Erzurum da ancak hissedilerek edebiyat ikliminde okunur…

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku