Hayatta neyin peşindeyiz sorusuna genelde benzer cevaplar veriliyor, aynı hedefler aynı hayaller ve standart hayatlar isteniyor. Hayalimiz gerçekleşince mutlu, hedefimiz gerçekleşince başarılı oluyoruz . Süreçte yaşananlar hayatımızın parçası bile sayılmıyor, sadece geçilmesi gereken yollardan ibaretmiş gibi. Oysa mutluluk gidilen yolun sonunda değil o yolun tam üzerinde (epiktos:) yani süreçte. Her insanın hayatında adım adım yaptığı veya sırasını bozmadan yapmak istediği hedefler var, yani kalıplaşmış hayaller.. Okulu bitirmek, iş bulmak, aile kurmak , ev almak , araba almak gibi kalıp hedefler. Bütün bunlar gerçek olunca geçmişe dair hatırlanan en güzel anlar aslında hızlıca geçsin istediğimiz o süreçte ki anlar oluyor. Bir sınava hazırlanırken o eve kapanılan zamanı yaşanmamış günler olarak nitelendiriyoruz genelde , bu insanı yıpratan bir düşünce işte. Sadece istediğim olunca istediğim yere gelince başarılı ve mutlu olucam düşüncesine giriyor insan ve o yoldaki zamanının bir değeri olmadığına inanıyor. Oysa en belirgin yaşam belirtisi insanın hiçbir hedefe bağlı olmasa da hayattan aldığı tattan ibaret. Elbette hayallerimiz gerçekleşince mutlu oluyoruz ama mutlu olmayı beklemek hayattan zevk almamızı engelliyor. O kastettiğim süreçte sadece hedefimizle ilgilenirken neler yaşayıp hangi hislere kapıldığımızı önemsemiyoruz sanki. Mutluluk, zamanı gelince olacak bir şey değil ki. Zaten böyle yapınca istediğimiz her şey olsa bile yeterince tatmin olamayız, ya da kısa sürer o mutluluk. İnsan hayatının tüm dönemlerinde, geçtiği tüm yollarda , yaşadığı her anın değerini bilince o çok istediği hayali gerçek olmasa bile mutlu olmayı başarır, hayattan zevk almak için illa herkesin uyguladığı ve standart hale gelen şeyleri yapmak zorunda mıyız. . Hayat neşesi diye de bir gerçek var, çoğu insanın öncelikle annesinde görmek istediği o neşe.. Her ne olursa olsun , hiç bir şey yolunda gitmese bile insanı hayatta tutan şey mizahi yönü olmuyor mu zaten. Hani derler ya mizahımız da olmasa yaşayamazdık diye, o misal. İnsan neşesiyle yaşar hayatı, hem kendi hayatına hem çevresindeki hayatlara renk katar. Hedefler, hayaller, planlar olsun ya da olmasın , sonuç ne olursa olsun, zaten sonuca kocaman anlamlar yüklemez yaşamayı bilen kişi. Hayat başlangıç ve sondan ibaret yeterince somut bir gerçek bu; doğum ve ölüm. Bir de biz o hayatı parçalara ayırıp kendimizce başlangıçlar sonuçlar çizelgesi hazırlıyoruz, neden bu planlama‽ Öylesine mi yaşayalım, hiç mi planımız olmasın dediğinizi duyar gibiyim, olsun tabii. Benim herkesin mutlu bir yaşam geçirmesini istememden kaynaklı naçizane fikrimdi bu , kendimize sonlar çizmeyelim , mutlu olmayı beklemeyelim, mutluluk hep içimizde olsun, ne az ne çok , kararında ama sürekli, her süreçte, her yaşta , her yolda. Böyle olunca o çok istediğimiz hayal gerçekleşmezse dünyamız başımıza yıkılmaz dimii👉🏻👈🏻

Reyhan SEVEN