Erzurum & Şehir

Palandöken'e Yaslanan Şehir

Palandöken'e Yaslanan ŞehirBazı şehirler vardır; onları görmek için göz yetmez, gönül gerekir. Haritalarda bir yer işgal ederler; fakat asıl adresleri insanın kalbidir. Erzurum işte o şehirl...

13.07.2026 - 13:12 5 dk'da okuyabilirsiniz.
Palandöken'e Yaslanan Şehir
Fuat ÇOMAKLI
Fuat ÇOMAKLI
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Fuat ÇOMAKLI
Yazarın tüm yazılarını görüntüle


Palandöken'e Yaslanan Şehir


Bazı şehirler vardır; onları görmek için göz yetmez, gönül gerekir. Haritalarda bir yer işgal ederler; fakat asıl adresleri insanın kalbidir. Erzurum işte o şehirlerdendir. Ondan ayrılabilirsin; başka iklimlerde yaşayabilir, başka sokaklarda yürüyebilir, başka göklerin altında sabahlayabilirsin.Ama bir yaz akşamı esen serin bir rüzgâr, semaverden yükselen ince çay buğusu ya da uzaktan kulağına ilişen hüzünlü bir türkü, sustuğunu sandığın bütün hatıraları bir anda uyandırır. O zaman anlarsın ki bazı şehirler geride bırakılmaz; insan onları ömrü boyunca yüreğinde taşır.Erzurum yalnızca yüksek dağların çevrelediği bir şehir değildir. O; taşın vakarı, suyun berraklığı, rüzgârın asaleti ve insanın vefasıyla yoğrulmuş kadim bir gönül yurdudur. Palandöken'e yaslanmış hâliyle göğe biraz daha yakın, zamana ise biraz daha derin bakar.

Gün, Palandöken'in Ejder Tepesi'nde ağır ağır doğar. İlk ışıklar dağların omzundan ovaya usulca yayılır. Yaylalardan süzülen kekik kokulu rüzgâr sokakları dolaşırken evlerin pencereleri güne huzurla açılır. Yaz güneşi şehri incitmeden ısıtır; akşam olunca dağlardan inen serinlik, şefkatli bir el gibi insanın alnına dokunur. Geceleri ise gökyüzü yıldızlarla işlenmiş bir kubbeye dönüşür; Erzurum'un yaz geceleri karanlık değil, sessizliğin aydınlığıdır.

Manevî ufukta Palandöken'in eteklerindeki Abdurrahman Gazi Türbesi karşılar ziyaretçisini. Burası yalnızca bir ziyaretgâh değil; gönlün yükünü hafifleten, insanı kendi içine çağıran kutlu bir duraktır. Türbenin yanı başındaki Gizemli Yol ise tabiatın insana bıraktığı zarif bir hayret cümlesidir.

Şehrin merkezine indikçe taş konuşmaya başlar. Çifte Minareli Medrese ilmin zarafetini, Yakutiye Medresesi vakarın sessizliğini, Ulu Cami asırların huzurunu fısıldar. Erzurum Kalesi, Saat Kulesi ve Üç Kümbetler ise geçmişten bugüne uzanan vakur bir zaman köprüsü gibi yükselir.

Şehirden uzaklaştığında tabiat bütün cömertliğiyle kollarını açar. Üç denize hayat taşıyan üç nehir; Çoruh, Aras ve Karasu bu topraklardan doğup ufuklara doğru yol alır. Yaylalar yazın yeşilin en zarif tonlarına bürünür. Palandöken, Konaklı ve Kargapazarı'nın buz gibi suları yalnız susuzluğu değil, memleket hasretini de dindirir.
Gürül gürül akan şelalesi tabiatın coşkun türküsünü söylerken, şifalı çermikler toprağın derinliklerinden yükselen sessiz bir merhamet gibi insanı sarar.

Kış geldiğinde Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezi ve gökyüzüne meydan okuyan atlama kuleleri, Erzurum'un yalnız tarih ve kültürün değil; sporun da dünya çapındaki yüzü olduğunu hatırlatır.
Yaz geceleri bir başkadır Erzurum'da.Akşam olunca semaverler fokurdamaya başlar. İnce belli bardaklarda demlenen çayın buğusu tandır ekmeğinin kokusuna karışır; cağ kebabının dumanı göğe yükselirken insanlar aynı sofranın etrafında büyük bir ailenin ferdi olduklarını hisseder. Bu şehirde zenginlik; açık kapılarda, paylaşılan lokmada ve içten verilen selamdadır.

Perşembe gecesi yükselen yatsı ezanı şehrin üzerine nurdan bir örtü serer. Sokaklar sükûta bürünür, gönüller dinginleşir. O anda gökyüzüyle yeryüzü arasında görünmeyen bir muhabbet köprüsü kurulur.İşte o zaman anlarsın...Memleket yalnız doğduğun yer değildir.Bir çeşmenin suyudur.
Bir yaylanın rüzgârıdır.
Bir ezanın ovaya yayılışıdır.
Bir semaver başında edilen muhabbettir.Ve Erzurum, bütün bunların aynı yürekte buluştuğu kadim bir hatıradır.Belki de bu yüzden Erzurum'dan ayrılan herkes, içinde eksilen bir mevsimle yaşamaya başlar. Dünyanın neresine giderse gitsin, serin bir rüzgâr estiğinde gözlerinin önüne yine Palandöken gelir; Karasu'nun sesi kulaklarında yankılanır, Çifte Minare'nin gölgesi hatıralarına düşer, Abdurrahman Gazi'nin huzuru yeniden gönlünde yeşerir.Çünkü bazı şehirler görülür, bazıları yaşanır. Erzurum ise yaşandıktan sonra insanın ruhuna yerleşir.O artık yalnızca Palandöken'e yaslanan bir şehir değildir; onu sevenlerin yüreğine yaslanmış, zaman geçtikçe değeri artan kadim bir medeniyettir.

Ve bugün, mazisinin ihtişamını yarınlara taşıyan kültürüyle, ilmiyle, tabiatıyla ve Süper Lig hayalini gerçeğe dönüştüren Erzurumspor'un mavi-beyaz sevdasıyla yaşamaya devam eden bir şehir olarak, Anadolu'nun vakur kalbi olmaya devam etmektedir.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku