Genel

Erzurum Kongresi bağımsızlık mücadelesi

Bağımsızlık simgesi Erzurum Kongresi Yeniden dirilişin adıdır Erzurum Kongresi… Tüm baskılar, tüm tehditler ve tüm tepkilere rağmen yeni bir devletin kuruluşuna şahit oldu Erzurum ve Erzurum...

23.07.2026 - 23:39 8 dk'da okuyabilirsiniz.
Erzurum Kongresi bağımsızlık mücadelesi
Ahmet Aydemir
Ahmet Aydemir
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Ahmet Aydemir
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bağımsızlık simgesi Erzurum Kongresi

               Yeniden dirilişin adıdır Erzurum Kongresi… Tüm baskılar, tüm tehditler ve tüm tepkilere rağmen yeni bir devletin kuruluşuna şahit oldu Erzurum ve Erzurum kongresi. Yıllarca baskı ve tehditler ve vatansever subaylara karşı yürütülen baskılar ve suikastlar, vatansever kahramanların bağımsızlık mücadelesini daha da ateşlemiştir. Yurdun dört yanında düşman işgali ilerlerken Kuvayı Milliye güçleri bu işgallere karşı direnerek düşman milletlere karşı henüz Avrupa'nın hasta adamı dedikleri Osmanlı Devleti’nin hasta olmadığını kanıtlamıştır. İngilizlerin İstanbul’u 5 yıl sürecek olan işgali, Türk Milletinin içini kanatmasına sebep olmuştur. Çanakkale savaşında, boğazı geçemeyen düşman devletler, İstanbul Hükumetinin vasıfsız ve bir o kadar da korkak kabinesi İngiliz işgaline karşı sessiz kalıp Anadolu topraklarının işgaline göz yummuşlardır. Ege’de yunan işgali, Karadeniz’de Rum çeteleri, güneyde Fransız ve İtalyan kuvvetleri, doğuda ermeni ve Rus işgali altındayken İstanbul hükümeti kendi öz evlatlarına karşı işgalcileri tercih ediyorlardı. Damat Ferit hükümeti izlediği bu politika düşman milletlerin daha da şımarmasına sebep oluyordu. 30 Ekim 1918 Mondros ateşkes antlaşması imzalanması, karlofça ve Sevr antlaşmasından sonra Osmanlı devleri için en ağır şartlar içeren ve ülke bütünlüğünü yok eden, düşman kuvvetler için bulunmaz bir fırsat oldu. Çok ağır şartlar içeren bu anlaşma Osmanlı devletini adeta yok sayıyordu. Savaş tazminatı, işgal kuvvetlerin sokaklarda rahat işgal etmelerini sağlayacak güvenlik önlemleri alınması, Türk askerinin silahına el konulması gibi ağır şartlar ne gariptir ki Agamennon zıhlısında imzalanıyordu. Agamennon adı ise dünyanın antik çağında yaşanan aslında ilk dünya savaşı olarak ta kabul edilen Truva savaşında ki yunan komutan Agamennon’un hatırasını yaşatmak ve bir nevi gözdağı vermek için manidar bir zamanlama olmuştur. Yunan askerlerinin İzmir’i işgali tüm yurt genelinde özellikle ilk tepki ve protestolar başlamış ve ilk protesto eden şehir olma özelliğini koruyan Erzurum olmuştur. Günümüzde cumhuriyet caddesi semtinde bulunan İbrahim paşa camisi önünde toplanan kalabalık işgalleri protesto ederek kurtuluş savaşının fitilini ateşlemiştir. İstanbul hükümeti tarafından düşman işgali altında olan Anadolu’nun dört bir tarafı, yöre halkının sıkıntı yaşamasına ve yabancı işgalcilerin baskısına dayanamayarak çatışma içerisine girmesi işgal ordularını rahatsız ediyordu. İstanbul hükümeti bölgenin huzura ermesi için İngiliz yetkililerinden emirler alarak görevli subaylar gönderiyordu. Bunlardan biri de dönemin 9. Ordu müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal Atatürk, Karadeniz de yaşanan olayları bitirmesi ve suçluların cezasını çekmesi için bölgeye görevlendirildi. Aslında Mustafa Kemal’in beklediği olmuştu. İşgallerin rahatsızlığı içinde çıkar yol düşünürken beklediği haber İstanbul Hükümeti tarafından gelmişti. Ancak bir sorun vardı İngilizler Gazi Paşa’dan şüphelenmeye başlamıştı. Hakkında istihbarat bilgileri toplamaya başlamıştı. Ancak padişahın ve damat Ferit’in görevlendirilmesi konusunda ki ısrarı 19 Mayıs 1919 bandırma vapuruyla Samsun'a çıkmasına ve Kurtuluş savaşının ve bağımsızlık mücadelesinin başlaması için bulunmaz bir fırsat oldu. Karadeniz’de yaşanan olayların raporunda Rum güçlerinin masum Türk insanına yaptığı zulüm ve baskıları yapanın Türk insanın değil Rum güçleri olduğunu ve bu baskıya karşı direnişin haklı boyutu olarak ta Türk halkının direnişte haklı olduğunu rapor etmesi, İngilizler kızdırmaya sebep oldu. Bunun üzeri baskılar la İstanbul'a gelmesi konusunda geri çağırılır. Ancak geri gelmeyeceğini aksine Anadolu’da direnişin hazırlıklarına başlayacağının dostlarına bildirmiştir. Dostların ve halkın gücünü alırsak hiçbir kuvvet bu direnişe karşı duramaz, düşüncesi bağımsızlık ruhunu ateşlemiştir. Amasya’ ya 22 Haziran 1919 tarihinde geçerek bağımsızlığın bildirgesini yayınlamıştır. Genelge de ilk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir. İstanbul hükümeti ilk kez yok sayılmıştır. Türk milleti, hem İstanbul hükümetine, hem de işgalci güçlere karşı mücadeleye çağrılmıştır. Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet ve manda himayesi düşüncesi yerine millet ve milliyetçilik fikri almıştır. İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmesi olduğundan evrensel bir genelge olmuştur. Bu genelge ileride yapılması planlanan kongrelerin de temelini oluşturması yönünde önemlidir. 3 Temmuz 1919 yılı gelindiğinde Erzurum'a gelerek, Erzurum halkının sevinçle karşılaması üzerine bağımsızlık sevdası kabarmıştı. Artık Türk insanı bir kurtarıcıyı bekliyordu. Mustafa Kemal Paşa ve beraberinde ki arkadaşları, Erzurum halkının yoğun sevgisi altında şehirde planladıkları kongre hazırlıklarına başlamıştı. Ancak bir sorun vardı, yılların verdiği padişaha ve hilafete bağlılık halk arasında sorun olmaya başladı. Tüm bu olaylar olurken hem İstanbul hükümeti, hem de İngilizler bu gelişmeleri yakından takip ediyor, bölgede bulunan hükümete ve manda himayesini kabul eden insanları casus olarak kullanıyorlardı. Bölge insanına fitnelik yaparak kongrelere engel olunmasını yâda geciktirilmesi hususunda sinsi çalışmalar yapıyorlardı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Damat Ferit ve Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları hakkında tutuklama kararı çıkartılıyordu. Tutuklamak için ise bu bölgede ordusuyla görev yapan Kazım Karabekir Paşa ve ordusu görevlendirilir Ancak bilmedikleri bir şey daha vardır Karabekir Paşa’da bağımsızlık için yanıp tutuşan bir Türk subayıdır. Kısa bir ümitsizliğe yol açsa da subayların ve Gazi paşa’nın bu sessizliği birazdan neşeye dönecekti. Ordusuyla gelen Karabekir Paşa, “ordumla emrinizdeyim paşam” demesi asılan yüzlere ve kalplerine adeta bir şimşek gibi heyecanlandırmış olup artık bağımsızlık hareketi yakından gelecektir arzusu kaplamıştır. Fitne yine rahat durmuyordu. Bu kez de Gazi paşa’nın askeri üniforması sorun olacaktır. Telgraflar birbiri ardına gelip giderken, bazı gruplar madem milletin yanındasınız, o zaman askeri üniformayı bırakın.” Sözleri kulaktan kulağa dolaşarak kongreyi engellemek için bir başka hamle olarak anlaşılması üzerine Gazi paşa’da, çok sevdiği askerlik mesleğinden bağımsızlık için istifa etmesine, bundan sonra sineyi millete dönerek birlikte bu mücadeleye girişmesi halkında olumlu tepkilerin vermesi bir oyunu daha suya düşürmüştür.  Bu baskıların altında böylesine bir kongrenin yapılması Türk milletinin küllerinden yeniden doğmasına yol açmıştır. Herkes te biliyordu ki kongreye engellerin olacağı ve baskıların olacağıydı. Ama bu olanlar 23 Temmuz 1919 tarihini gösterirken 56 delegenin katılımıyla kongre başlamıştır. Kongreye katılım şu şekilde olmuştur. Erzurum:24, Trabzon:17, Sivas:10, Bitlis:3, Van:2 delegeyle Cumhuriyet’in temelleri atılmıştır. 

Kongrenin en önemli kararı olan, manda ve himaye reddedilerek ulusal bağımsızlığın koşulsuz gerçekleşmesine karar verilmiştir. Mondros ateşkes antlaşmasının tanıdığı Anadolu topraklarının parçalanamayacağı açık bir şekilde açıklanmıştır. Manda ve himayeyi kabul edenlerin bu yolda saf dışı bırakılarak, tüm engelleri ortadan kaldırmıştır. Erzurum kongresinin önemli bir başlığı da Doğu’da bir ermeni devleti kurulmasına karşı çıkmaktı ve olası durumda direnişin başlayacağı kararı da alınmıştır. Kongre kararlarını şu şekilde inceleye biliriz. 

  • Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz,
  • Millet, her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, top yekün kendisini savunacak ve direnecektir. 
  • Milli gücü kullanmak ve milli iradeyi hâkim kılmak temel ilkedir.
  • Manda ve himaye kabul olunamaz. 

 

Allah, bu necip Türk Milletine böyle acılar yaşatmasın. 

     

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku