Erzurum & Şehir

Taşa Yazılan Dua, Gönle Kazınan Şehir: Erzurum

Taşa Yazılan Dua, Gönle Kazınan Şehir: ErzurumBazı şehirler vardır; haritalarda bir yer, coğrafya kitaplarında birkaç satırdır. Bazıları ise insanın kalbine yerleşir, ömrünün en sessiz köşes...

28.07.2026 - 05:57 6 dk'da okuyabilirsiniz.
Taşa Yazılan Dua, Gönle Kazınan Şehir: Erzurum
Fuat ÇOMAKLI
Fuat ÇOMAKLI
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Fuat ÇOMAKLI
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Taşa Yazılan Dua, Gönle Kazınan Şehir: Erzurum

Bazı şehirler vardır; haritalarda bir yer, coğrafya kitaplarında birkaç satırdır. Bazıları ise insanın kalbine yerleşir, ömrünün en sessiz köşesinde dua gibi yaşamaya devam eder. Sen öylesin Erzurum…
Sen; taşa sinmiş vakarın, dağa yaslanmış sabrın, suya karışmış bereketin, semaya yükselen ezanın ve Anadolu irfanının adısın. Seni anlatmak bir şehri anlatmak değil; insanın kendi çocukluğunu, kendi kökünü, kendi vicdanını anlatmasıdır. Ne zaman adın anılsa, içimi ezen o derin sızıyla burnumun direği sızlıyor, gözlerimden usulca iki damla yaş süzülüyor.
Yaz, senin üzerine başka doğar… Palandöken'in heybetli omuzlarından ağır ağır çekilen güneş, gökyüzünü yakutla kehribarın birbirine işlendiği ilâhî bir nakşa çevirir. Gündüzün sıcaklığı, akşam olunca yaylalardan süzülen billur nefesli meltemle yumuşar. O serinlik yalnız yüzü okşamaz; gönlün en kuytu odalarında uyuyan hatıraları da sessizce uyandırır. Kekik, geven, çaşır, çiriş ve dağ çiçeklerinin kokusu birbirine karışır; her nefeste toprağın saf duası hissedilir.
Karasu vakur bir derviş gibi sessizce akar. Çoruh, dağların yüreğinden kopup gelen coşkun bir yiğit gibi çağlar. Aras ise ağırbaşlı bir ermiş edasıyla ufuklara doğru süzülür. Her biri Erzurum'un yüreğinden kopan ayrı bir mısra, ayrı bir sadakat destanıdır.
Tortum Şelalesi gökten dökülen rahmetin köpük köpük şarkısıdır. Narman'ın kızıl peri bacaları zamanın sabırla yonttuğu sessiz dervişler gibi ufka bakar. Oltu'nun siyah taşı gecenin kalbinden çıkarılmış vakur bir sırdır; usta ellerde tesbihe dönüşünce her tanesi parmaklar arasında zikreden bir yıldıza dönüşür.
Sonra eski Erzurum evleri karşılar insanı… Kalın taş duvarlarında kışların sabrı, ahşap cumbalarında yaz akşamlarının neşesi, avlularında çocuk kahkahaları, tandırlarında bereket tüter. Her kapı misafire açılır; her ocakta bir çorba kaynar; her ev yalnız bir aileyi değil, asırlık bir medeniyeti misafir eder.
Horasan'ın bereketli ovaları, Hınıs'ın vakur ufukları, Tekman'ın göğe komşu yaylaları, Karayazı'nın rüzgârla konuşan düzlükleri, Aşkale'nin mert yüreği, Pasinler'in tarih kokan toprağı, Köprüköy'ün berrak suları, Oltu'nun asaleti, Narman'ın kızıl sessizliği, Olur'un yeşil yamaçları, Tortum'un çağlayanı, Uzundere'nin cennet bahçelerini andıran vadileri, İspir'in Çoruh'a yaslanan dağları, Pazaryolu'nun mütevazı güzelliği, Şenkaya'nın çam kokulu ormanları, Çat'ın yalçın zirveleri, Aziziye'nin şifa veren nefesi, Palandöken'in göğe uzanan vakarı ve Yakutiye'nin asırları omuzlayan sessizliği… Her biri aynı gönlün başka bir çarpıntısı, aynı dadaş türküsünün farklı bir makamıdır.
Sofraların bile şiirdir senin… Tandırdan yeni çıkmış dumanı tüten lavaş ekmeği, göğermiş peynir, ayran aşı, evelik dolması, çaşır, çiriş, su böreği, kete, erişte aşı… Ardından közde ağır ağır pişen çağ kebabı gelir; ateşin sabırla olgunlaştırdığı her lokma bu toprağın mertliğini anlatır. Sonra altın sarısı kadayıf dolması, sohbetlerin en tatlı cümlesi olur.
Yaz sıcağında bakır küplerde dinlenmiş köpüklü ayran, taş çeşmelerden bardağa dökülürken yalnız susuzluğu değil, insanın bütün yorgunluğunu da alıp götürür. Her yudumunda yaylaların serinliği, kar sularının berraklığı ve yüksek dağların temiz nefesi saklıdır.
Akşam olunca semaver usulca konuşmaya başlar… İs tutmuş kirli güğümde ağır ağır isli demlikte demlenen tavşan kanı ısık çay, kıtlama şekerle ince belli bardakta yalnız demini değil; dostluğu, komşuluğu ve muhabbeti de demler. O buharın içinde anne duası, baba nasihati, dedelerin hatırası ve çocukluğun en sıcak akşamları gizlidir.
Sonra ezan yükselir…hele Perşembe yatsı ezanı tüm minarelerden
Ulu Cami'nin taşlarından göğe kanatlanan o ses, Çifte Minareli Medrese'nin çinilerine dokunur; Yakutiye'nin kubbelerinde çoğalır; Üç Kümbetler'in vakur sessizliğiyle buluşur; Abdurrahman Gazi'nin yamaçlarından bütün ovaya rahmet gibi yayılır. O an şehir susar; taş konuşur, rüzgâr dua eder, gönüller aynı huzurda birleşir.
Ey Erzurum…
Sen yalnız bir şehir değilsin.
Çift başlı kartalın kanadında yükselen vakarsın.
Dağların alnına yazılmış destansın.
Çoruh'un coşkusu, Aras'ın asaleti, Karasu'nun sükûnetisin.
Tandırın ateşi, semaverin buğusu, lavaşın kokusu, göğermiş peynirin lezzeti, ayran aşının serinliği, çağ kebabının közü, kadayıf dolmasının bereketisin.
Palandöken'in heybeti, Tortum'un çağlayanı, Narman'ın kızıl sabrı, Oltu'nun asaleti, köylerinin samimiyeti, yaylalarının hürriyeti, ezanlarının huzuru ve Anadolu'nun vakur yüzüsün.
Hiçbir rüzgârın yaylalarının serinliği kadar gönle dokunmadığını…
Hiçbir suyun Çoruh kadar coşkun, Aras kadar asil, Karasu kadar vakur akmadığını…
Hiçbir sofranın tandır ekmeği kadar sıcak, hiçbir çayın semaver kadar muhabbetli olmadığını…
Hiçbir taşın Oltu kadar anlam taşımadığını…
Ve hiçbir şehrin insanın kalbinde senin kadar derin bir yer edinmediğini…
Kim bilir…
Belki de senden uzakta bir akşam vakti bu satırları okuyan bir yürek; semaverin buğusunu, tandırdan yeni çıkmış lavaşın kokusunu, Palandöken'den inen serin yeli, Ulu Cami'nin ezanını, Tortum'un çağlayanını, Çoruh'un sesini, Aras'ın dinginliğini ve çocukluğunun geçtiği o taş avluyu aynı anda hatırlayacaktır. Gözlerinden süzülen iki damla yaş, aslında yalnız bir özlemin değil; insanın köklerine, hatıralarına ve kendisine kavuşma arzusunun sessiz tercümanı olacaktır.
Çünkü bazı şehirler taştan kurulmaz.
Onlar; dua ile yoğrulur, irfanla büyür, hatıralarla kök salar ve sevdayla ebedîleşir.
İşte bu yüzden Erzurum, yalnız bir şehir değil; insanın ömrü boyunca kalbinde taşıdığı, taşa yazılmış bir dua, gönle kazınmış bir vatandır.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

Resmen Başlanmıştır.

Yazıyı Oku
Muhammed Can CEYLAN

KUKLA

Yazıyı Oku