BENİ KONFOR ALANIMDAN ÇIKAR ANNE!
Sevgili fedakâr cefakâr ebeveynlerimiz,
Her birimiz için çocuk büyütmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi bilirim. Gözümüzün nuru, canımız yavrularımızın toplum içindeyken ne halde olacağı konusundaki endişelerimiz de hepimizde ortaktır.
Lakin bazen unuttuğumuz bir şeyler var. Muhteşem anne baba olabilme ümidiyle, çoğu zaman” aşırı sevgiden” deyip her dediklerini yaptığımız, konfor alanlarını artırdığımızı düşündüğümüz o pırlanta gibi evlatlarımızın toplum içine attıkları ilk adımlarda ne kadar zorlandıklarını biliyor musunuz?
Bir eğitimci olarak gözlemlerimi siz kıymetli okurlarıma sunmak isterim.
*5 yaşına gelmiş ama hala blenderden geçirilen püre yemeği yiyen, katı yemekleri yiyemeyen,
*kendi evlerinde dahi tuvalete tek gidemeyip tamamen ebeveynlerin yardımıyla tuvalet ihtiyacını gideren,
*pantolon düğmesini açıp kapatamayan,
*kendi üstünü kendi giyemeyen,
*kendi yemeği ebeveynleri tarafından yedirilen ,
*el yüz yıkama gibi eylemlerin ebeveynleri tarafından yapılan,
*odasında ağzına kadar dolu olan oyuncaklarıyla baş başa bırakılan,
*aman evladım zorlanmasın her şeyi onun için biz yapalım diyen ebeveynler…
Çocuğunuz okula başlayınca neler mi yaşıyor?
*beslenme saatinde annesi yanında olmadığı için yemeğini yiyemiyor, yemeye gayret ettiğinde de tıpkı ilk kez yemek yiyen çocuk gibi etrafa yemekleri saçıyor. Yutkunamıyor Bu durumda arkadaşları tarafından zorbalanmasına sebep oluyor.
*pantolon düğmesini açmayı başaramadığı için altına kaçıran çocuk arkadaşlarının yanında mahcubiyet yaşıyor,
*okulda kendi başına ellerini yıkamaya kalkan çocuk her tarafı su içinde bırakarak sırılsıklam oluyor.
*Oyuncaklarla dolu odasında tek kalmış çocuk kalabalığa girdiğinde korkuyor, oyun kuramıyor haliyle diğer çocuklar tarafından dışlanıp oyuna alınmıyor.
Bu da işte kendi başına hareket edemeyen, sosyal hayata adapte olamayan bireylerin ortaya çıkmasına sebep oluyor…
Ve galiba buna sebepte muhteşem ebeveyn kimliğindeki bizleriz…
Aman yavruma kıyamam deyip yaptığımız çoğu eylem çocuklarımızın geleceğine vurduğumuz bir darbeden farksızdır.
Unutmamalıyız ki biz ebeveynler bir köle gibi evlatları uğruna onlar adına her şeyi yapan kişiler değildir.
Ebeveynler çocuklarını hayata hazırlayan, gelişim çağına göre onlara sorumluluk verip hayata dâhil etmeye çalışan, evlatlarının hayattaki basamaklarını çıkmasına yardımcı olandır.
Unutmamalıyız ki bir anne babanın en büyük gururu kendi ayakları üstünde duran mutlu sağlıklı evlatlara sahip olmaktır.
Çocuklarına balığı veren değil, balık tutmayı öğreten ebeveynler olabilmek ümidiyle…
ESRA ÖZTÜRK
