Bir defter iki şehit
“Allahaısmarladık”
Bir Çanakkale şehidinin son sözü.
Hatıratı ilk okuduğumda tüm şehitlerimizin hatıratları gibi bu kitapta ilgimi çekti. Normal okuma yaparken bu hatırat, diğer hatıratlardan daha fazla dikkatimi çekti. Sebebi ise hatıratın son kısmıydı. Kahramanımız Çanakkale cephesinde Teğmen rütbesiyle ordumuz da hizmet veren İbrahim Naci.
Aslında günlüklerin tutulduğu bu defterler savaşın ne derece zorlu ve bir o kadar da çetin geçen, muharebelerle ve ne denli ikmalin sağlandığı zor koşulları, bizlere bu hatıratları yazarak geçmişten örnek alarak geleceğimizin yönünü belirlememize yol göstermektedir. Canlarıyla bizlere örnek olan bu kahraman ecdat aynı zamanda tarihimizin şerefli sayfalarına isimlerini yazdırmışlardır.
Günlüğü ilk okumaya başladığımda insanı sanki o an cephede düşman taarruzuna karşı siperlerde bekleme havasına sokuyor. Tüm samimiyetle yazılan bu hatıratın kahramanı İbrahim Naci… “Beni de ön cephede görevlendirin.” Diyecek kadar vatan aşkıyla yanan gencecik, nazik ve bir o kadar da zeki bir Türk evladı. Hatıratın her sayfasında İbrahim Naci’yi daha iyi tanıma fırsatı oluyor okuyucuya. Henüz 21 yaşında şehadet şerbetini içip Çanakkale savaşları sırasında çıkan Harp Mecmuası’nın sayfalarında şehitlerimiz için yaşayan ölüler olarak tanınan kahramanlarımız, bu yolda canlarını feda ederek Türk milletinin bağımsızlığı için çarpışmışlardır. İleri sayfalarda hem daha iyi tanıma hem de ordumuzun ne durumda olduğunu daha iyi görmemize olanak sağlıyor. Bu yazıyı yazarken bile insan duygularına hâkim olamıyor. Bir şehit mezarına giderken bile o manevi ve o ruhu insan içerisinde yaşıyor. Şehrimizde bulunan Kars kapı şehitliğine ziyaret ederken bile o havayı insan içine çekerken içinde yaşadığımız dünyadan zevk alamaz hale gelebiliyor. Anlamak için yaşamak lazım. Daha çok eklenecek sözümüz varken hatırattan son bölümü paylaşmak istiyorum.
“ Geceden beri düşman taarruz ediyor. Şimdi gidiyoruz. Allah hayreylesin… Saat 11:00 muharebeye girdik. Milyonlarca top ve tüfek patlıyor… Şimdi birinci onbaşım yaralandı.
Allah'a ısmarladık. Saat 11:15 İ. Naci”
Şehidimizin son sözü… Bu muharebede sanki içine doğmuş olacak ki imzasını atmıştır. Hatırat burada bitmemiştir. Bu durumu gören komutanı Yüzbaşı Bedri Efendi şehidin eşyalarını toplarken hatıratı bulur. Okumaya başlar. Birkaç sayfa da olsa bu hatırata bir hatıratta kendisi ekler. Yine hatırattan Bedri efendinin eklediği son bölümü beraberce siz değerli okurlarla okuyalım. Şehit İbrahim Naci savaşın sakin olduğu zamanla da askerleriyle ve komutanlarıyla yaptığı sohbetler herkesin sevmesine ve saygı duyulmasına yol açmıştı. Şahadet'i tüm cephede ki askerlerin ve komutanların üzüntüsüne sebebiyet vermişti. Bedri efendinin hatıratın son kısmına eklediği not ise yine yürek burkan cinstendir.
“Bazen hayat felsefesine dair kendisiyle yaptığım sohbetleri büyük bir dikkatle dinler, …” sözüyle yarım kaldığı anlaşılmaktadır. Hatıratın altına ise 71. Alay 3. Tabur imamı ve kâtibiyle beraber ekleme yaparak hatıratı bitirmiştir. “bölüğün yüzbaşısı Bedri Efendi yukarıda ki hamişi buraya kadar yazarak 1 Temmuz 1915 tarihinde istirahat mahallinden sağ cenaha taburla gittiği sırada 2 Temmuz 1915’te onun da şehadeti maalesef vuku bulmuştur.” Şehadeti 28 Haziran-5 Temmuz tarihinde Zığındere muharebesi sırasında yaşayan ölüler listesinde yer almıştır.
Allah şehadetlerini kabul etsin. Bizlere de böyle bir vatan bıraktıkları için bu kahramanlara borçlu ve minnettarız.
