Genel

El Değmemiş Papatyalar: Modern Zamanlarda Saflığı Aramak

El Değmemiş Papatyalar: Modern Zamanlarda Saflığı Aramak​Nazım Hikmet, o her zamanki devleşen sadeliğiyle sorar: "Sevdalarım nedir mi benim...?" Ve cevabı, gökyüzü kadar geniş, bir çocuk gül...

08.05.2026 - 10:52 3 dk'da okuyabilirsiniz.
El Değmemiş Papatyalar: Modern Zamanlarda Saflığı Aramak
Meryem YARAR
Meryem YARAR
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Meryem YARAR
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

El Değmemiş Papatyalar: Modern Zamanlarda Saflığı Aramak

​Nazım Hikmet, o her zamanki devleşen sadeliğiyle sorar: "Sevdalarım nedir mi benim...?" Ve cevabı, gökyüzü kadar geniş, bir çocuk gülüşü kadar masumdur: "Benim sevdalarım; el değmemiş ve üzerine ayak basılmamış papatyalardır...!"

​Bu dizeleri okuduğumda, zihnimde hemen o bembeyaz, sarı kalpli çiçeklerin sonsuz bir ovada, rüzgârla fısıldaştığı o görüntü canlanıyor. Peki, şairin bahsettiği bu "ayak basılmamış papatyalar" bugün nerede? Ya da daha önemlisi, bizim kalbimizde o papatyalardan hâlâ birer tutam kaldı mı?

​Modern Dünyanın "Ayak Sesleri"

​Bugün her şeyin hızla tüketildiği, her duygunun dijital ekranlara sığdırılmaya çalışıldığı bir çağda yaşıyoruz. Sevgilerimiz "beğeni" butonlarına, özlemlerimiz kısa mesajlara hapsolmuş durumda. Her yer kalabalık, her duygu sanki üzerinden defalarca geçilmiş bir patika gibi yorgun. Nazım’ın bahsettiği o "el değmemişlik", aslında korunması gereken o en saf insani öze bir atıftır.

​Bir duyguya ayak basılmaması; onun kirletilmemesi, ticarileştirilmemesi ve olduğu gibi, en ham haliyle yaşanması demektir.

​Kendi İçimizdeki Baharı Korumak

​Papatyalar, doğası gereği hem çok narin hem de inanılmaz derecede dayanıklıdır. Bir betonun çatlağından bile fışkırabilirler. Bizim "sevdalarımız" da böyle olmalı; dış dünyanın tüm gürültüsüne, kirliliğine ve nezaketten uzak tavırlarına rağmen, kendi içimizde o el değmemiş baharı saklayabilmeliyiz.

​Papatya saflıktır: Hesapsızca sevmeyi hatırlatır.

​Papatya dirençtir: En zor topraklarda bile boy vermeyi bilir.

​Papatya paylaşmaktır: Tek başına değil, bir arada güzeldir.

​Sonuç

​Belki de hayatın sırrı, Nazım gibi o ayak basılmamış papatyaları bulmakta değil, onları incitmeden, ezmeden yan yana yürüyebilmektedir. Sevdalarımızı, sadece bir başkasına duyduğumuz aşkla sınırlı tutmamalıyız; bir kitaba, bir şiire, bir kuşa ya da bir fincan kahvenin kokusuna duyduğumuz o saf ilgi de bizim "el değmemiş papatyamızdır".

​Bugün kendimize bir saniye olsun durup soralım: Benim kalbimdeki papatyalar ne durumda? Hala beyazlar mı, yoksa üzerine basanların izlerini mi taşıyorlar?

​Eğer biraz olsun yorulmuşlarsa, Nazım’ın o dizelerine tutunun. Çünkü her yürek, üzerine basılmamış bir papatya tarlasını hak eder.

​Meryemce

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku