Genel

DAVETSİZ MİSAFİR GELMEDEN ÖNCE

İnsan kalbini dinlerse eğer, güzel yolculuklara alır biletini. Çünkü Allah, tertemiz yarattığı kalbi kuluna emanet eder. O kalp hep temizdir ama kul onu ziyan eder.​Şimdi gelelim asıl mesele...

25.06.2026 - 01:03 3 dk'da okuyabilirsiniz.
DAVETSİZ MİSAFİR GELMEDEN ÖNCE
Mine Aras Nalkıran
Mine Aras Nalkıran
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Mine Aras Nalkıran
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

İnsan kalbini dinlerse eğer, güzel yolculuklara alır biletini. Çünkü Allah, tertemiz yarattığı kalbi kuluna emanet eder. O kalp hep temizdir ama kul onu ziyan eder.​
Şimdi gelelim asıl meseleye!​
Çokça duyduğumuz bir cümle var. Herhangi bir yanlışın içinde olan, Allah'ın hoşnut olmayacağı, Kur'an-ı Kerim'in emirlerine ve İslamiyet'e uymayan davranışlar sergileyen kişilerin dilinde hep bu cümle var:"Benim kalbim temiz."​Bu cümlede bir eksik var. Di'li geçmiş zamanda kurulması gereken cümle, şimdiki zamanda kurulmuş. Doğrusu; "Benim kalbim temizdi." olmalı.​
Çok doğru, senin kalbin temizdi; çünkü Allah her kulunun kalbini temiz, ak, pak yarattı. Ama yaş aldıkça kul, kalbini kirletmeye başladı. Önceden ufaktan tozlanmalar oldu. "Bugün dursun, yarın temizlerim." diye diye toz arttı, kalıntı çoğaldı ve gün geldi o kalp kalıcı lekelere terk edildi. Ve işte o noktada kalbin temizliği eskide kaldı; "Benim kalbim temiz." cümlesi de kişinin sadece kendini kandırdığı bir alana hitap etmeye başladı.​
Kalp temizliği bir bütündür. Evinizden pay biçin; bir iki oda tertemiz olduğunda evde her yer tertemiz diyebilir misiniz? Kalp de bedenimizin evidir. Sadece namaz kılmak diğer yanlışları temizlemez. Sadece tesettürüne riayet etmek, sadece haramdan kaçınmak, sadece yalan söylememek, sadece kalp kırmamak yetmez... Eğer kalbinizin tertemiz olmasını istiyorsanız, hepsini bir arada yapabilen bir kişi olmalısınız.​
"Hepsini bir arada yapmak zor değil mi?" dediğinizi duyar gibiyim. Asla değil, olması gereken bu.
"Evimizde de dört dörtlük değiliz." diyeceksiniz. Elbette öyle. Evinizde ufak tefek dağınıklıkları, hafif tozlanmaları görmezden gelip akışına bırakırsanız; artan dağınıklığın ve çıkmayan lekelerin içinde stres altında kalıp saatlerce, günlerce onlarla uğraşırsınız, zamanınız çöp olur. İşin içinden çıkamadığınız o dağınık nokta var ya; işte o, kalbinizin tüm yanlışlara üst üste düştüğü noktaya benzer. Ufak tefek hataları, kırgınlıkları, eksik ibadetleri düzeltmeden "Aman, bu da böyle kalsın." derseniz kalbiniz de dağılır ve siz o dağınıklığı toplayacak zamana dalmışken ölüm vakti kapınıza dayanabilir. Tıpkı davetsiz bir misafirin ev dağınıkken kapıyı çalması gibi...​
Evinizi her an misafir gelebilecekmiş gibi, kalbinizi her an ölüm gelecekmiş gibi temiz tutun.

​"Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun." (Zümer Suresi, 55)


Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku