Genel

PEDAGOJİ Mİ, POPÜLİZM Mİ?

Kep atmanın da zamanı vardır, adabı vardır, bir statüsü vardır. Neden bunu böyle değersiz bir hale getirdiniz? Ana sınıfında kep atılıyor, ilkokulda kep atılıyor, ortaokulda kep atılıyor, li...

17.06.2026 - 13:54 3 dk'da okuyabilirsiniz.
PEDAGOJİ Mİ, POPÜLİZM Mİ?
Mine Aras Nalkıran
Mine Aras Nalkıran
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Mine Aras Nalkıran
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Kep atmanın da zamanı vardır, adabı vardır, bir statüsü vardır. Neden bunu böyle değersiz bir hale getirdiniz?

Ana sınıfında kep atılıyor, ilkokulda kep atılıyor, ortaokulda kep atılıyor, lisede kep atılıyor... Nerede kaldı üniversitede atılan kepin anlamı? Üniversite mezuniyetinde havaya atılan o kepten şu cümleler saçılır etrafa: "Ben artık okul hayatımı bitirdim. Öğrencilik sıfatı artık benim ismimi nitelemiyor. Öğrencilik hayatım artık iş hayatına evriliyor." O yaşa kadar verilmiş tüm emeklerin karşılık bulduğu bir özgürlüktür bu. Bir sürecin bitişi, yeni bir sürecin başlangıç habercisidir.

Üniversite mezuniyetindeki kep atma eylemi, pedagojik ve sosyolojik olarak aslında bir "geçiş ritüeli"dir. Genç yetişkinin emek verdiğini, bir meslek sahibi olduğunu ve artık hayatın sorumluluğunu aldığını simgeler. Ancak bu ağır ve değerli sembolü kreş seviyesine indirerek içini boşaltanlar var. Her kademede kep atıla atıla, çocuk gerçekten büyük bir başarı elde ettiğinde (yani üniversiteyi bitirdiğinde) elinde heyecanlanacağı benzersiz hiçbir anı kalmıyor. Tüketim toplumu, o büyük ve anlamlı anın kutsallığını ne yazık ki çok erken yaşta tüketme eğiliminde.

Fakat son yıllarda bu değer daha da zedelendi. Kepler, 5 yaşındaki çocuğun eline verildiği gün sıradanlaştı. Birbirlerine top atarak mutlu olması gereken yaştaki çocukları defile podyumunda yürütüp, ayaklarına dolanan cübbelerle kep attırıyorlar.

Sebep nedir?

Oyun oynayıp etkinlikler yapılan, çocukların sosyalleştiği, paylaşmayı ve birlikte olmayı öğrendikleri çocukluğun o en masum günlerinden mi mezun ediyorsunuz onları? Yoksa "Yeter oyun oynadın, hadi hayata atılma vakti geldi," mi diyorsunuz?

Üstelik yaşlarına uygun olmayan kıyafetlerle, duygularına asla hitap etmeyen kurgularla ve aileleri bile büyük bir yükün altına sokan maddi boyutlarla bu törenlerin yapılması çok üzücü geliyor.

Hem iki çocuk annesi olarak hem de çocuk gelişimi mezunu olarak düşünüyorum da ille de bir kutlama yapmak isteniyorsa çocukların menfaatine, yaşlarına, kalplerindeki temiz duygularına uygun yüzlerce etkinlik fikri bulunabilir. Şenlikler düzenlenip şarkılarla, türkülerle çocukların kendi alanlarında serbest kalabilecekleri ortamlar oluşturulabilir. Piknik yapılıp o günün sonunda doğanın, ağaç dallarından sarkan çiçeklerin kokusunda bir hatıra bırakılabilir. Kültürümüze uyan, değer yargılarımıza tam isabet eden oyunlarla çocuklara eğitimin son gününde yine eğitici bir etki bırakılabilir.

Her yıl bir öncekinden daha vahim kutlama merasimlerine şahit kaldığımız bu zaman diliminden sesleniyorum: Bu akım mı her neyse, başlattığınız bu oluşumdan vazgeçin.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku