Çalışmak, insan hayatının en temel parçalarından biridir. Alın teriyle kazanılan rızık, sadece bugünü idame ettirmekle kalmaz; aynı zamanda bireyin kendine ve ailesine duyduğu özsaygının da teminatıdır. Ancak çalışma hayatının sadece bugünü kurtarmakla sınırlı kalmaması, geleceğin de güvence altına alınması gerekir. İşte bu noktada sigortalı çalışma, hem birey hem de toplum için hayati bir köprü kurar.
Günlük hayatın koşturmacası içinde bazen sigortasız çalışmanın getirdiği kısa vadeli maddi avantajlar cazip gelebilir. Kayıtsız istihdam, ilk bakışta ele geçen net rakamı bir miktar yüksek gösterse de, aslında geleceğe atılmış en büyük kuşkulu adımdır. Oysa sigortalı olmak, sadece bir "kağıt üstü resmiyet"ten ibaret değildir; bireyin başına gelebilecek kazalara, hastalıklara, meslek hastalıklarına ve en önemlisi yaşlılık dönemine karşı devlet şemsiyesi altında korunması demektir.
Sigortalı çalışmanın en büyük değeri, insana yarın kaygısı olmadan yaşama imkânı sunmasıdır. Sağlık hizmetlerinden kesintisiz yararlanabilmek, iş kazası veya maluliyet gibi istenmeyen durumlarda sosyal devletin desteğini arkasında hissetmek ve en önemlisi çalışan ömrünün sonunda hak ettiği emeklilik maaşıyla huzur bulabilmek ancak kayıtlı istihdamla mümkündür. Bugün sigortaya ödenen her prim, yarının en sağlam yatırım duvarıdır.
Unutulmamalıdır ki, kayıt dışı çalışma sadece çalışanın bireysel geleceğini tehlikeye atmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal dayanışma ağını da zayıflatır. Emeğin hak ettiği değeri bulduğu, kimsenin güvencesiz kalmadığı bir çalışma hayatı, adil ve güçlü bir toplumun vazgeçilmez şartıdır.
Çünkü emek en yüce değerdir ve her çalışan insan, döktüğü alnı terinin karşılığında güvenli, huzurlu ve güvence altında bir geleceği hak eder.

Sefa ÇİÇEK