Tarihte Bugün

Bir El, Bir Cumhuriyet.🇹🇷

Bir ülkenin kaderi bazen cephelerde, bazen meydanlarda, bazen de henüz kimsenin fark etmediği küçücük bir anda değişir. Bir kız çocuğunun, sınıfın ortasında elini kaldırıp söz istemesinde me...

29.10.2026 - 11:08 4 dk'da okuyabilirsiniz.
Bir El, Bir Cumhuriyet.🇹🇷
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Yazel Yüsra ÖZNALÇIN
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Bir ülkenin kaderi bazen cephelerde, bazen meydanlarda, bazen de henüz kimsenin fark etmediği küçücük bir anda değişir. Bir kız çocuğunun, sınıfın ortasında elini kaldırıp söz istemesinde mesela…
O el, yalnızca bir sorunun cevabını aramaz. Kendisine ayrılan hayatın sınırlarını aşmak, aklını özgürce kullanmak, dünyaya kendi gözlerinden bakmak ister. Yanlış yapmaktan korkmadan konuşmak, hayal kurarken izin beklememek, geleceğini başkalarının kararlarına bırakmamak ister.
İşte benim cumhuriyetim, tam da o elin havaya kalktığı yerde başlar.
Çünkü cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçiminin adı değildir. İnsanın kendi hayatında özne olabilmesidir. Bir çocuğun doğduğu koşullara mahkûm edilmemesi, bir kadının hayallerinin cinsiyetiyle sınırlandırılmaması, bir gencin fikrini söylemek için başını eğmek zorunda kalmamasıdır.
Cumhuriyet, insanın kendisine biçilen rolü değil, kendi yolunu seçebilme hakkıdır.
29 Ekim 1923’te bu topraklarda ilan edilen cumhuriyetin anlamı, bugün belki de en çok o küçük kızın gözlerinde saklıdır. Çünkü bir zamanlar geleceği hakkında başkalarının karar verdiği nice insanın ardından, şimdi kendi geleceğini düşünebilen, sorabilen, sorgulayabilen ve değiştirebilen nesiller yetiştirmek istiyoruz.
Bir düşünün… O kız çocuğu yarın bir bilim insanı olduğunda, bir köy okulunda öğretmenlik yaptığında, bir kürsüde düşüncelerini anlattığında ya da yalnızca kendi hayatına kendi karar verdiğinde, cumhuriyetin açtığı yolda yürümeye devam etmeyecek mi?
Cumhuriyetin büyüklüğü biraz da burada değil mi? Bir insanın hayatına dokunurken adını her gün anmak zorunda kalmadan, onun sunduğu imkânlarla özgürce yaşayabilmesinde…
Bugün bayraklarımızı dalgalandırırken, marşlarımızı söylerken, meydanları doldururken yalnızca bir kuruluş yıl dönümünü kutlamıyoruz. Bir zamanlar mümkün görünmeyeni mümkün kılan iradeyi hatırlıyor; o iradenin bizden sonraki kuşaklarda da yaşayabilmesi için sorumluluğumuzu yeniden üstleniyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan cumhuriyet, geçmişten geleceğe uzanan bir emanettir. Bu emaneti korumak, onu yalnızca güzel sözlerle anmak değil; çocukların eğitim hakkını savunmak, kadınların eşitliğini gözetmek, aklın ve bilimin ışığını büyütmek, hiç kimsenin kendisini değersiz hissetmediği bir ülke için emek vermektir.
Ben cumhuriyeti bazen bir meydanda binlerce insanın aynı anda söylediği marşta duyuyorum. Bazen bir öğretmenin, imkânları kısıtlı bir öğrencisi için gösterdiği çabada görüyorum. Bazen de cevabından emin olmadığı hâlde parmağını kaldıran o kız çocuğunda…
Çünkü o çocuk, bize çok temel bir şeyi hatırlatıyor: Gelecek, kendisine söz hakkı verilenlerin ellerinde büyür.
Ve belki de cumhuriyeti kutlamanın en güzel yolu, o kız çocuğuna yalnızca “Hayal kur!” demek değil; hayalini gerçekleştirebileceği bir ülke bırakmak için çalışmaktır.
Cumhuriyet, bir çocuğun kendisine “Ben de yapabilirim.” diyebilmesidir. Bir kadının “Ben karar verebilirim.” diyebilmesidir. Bir milletin “Geleceğimi kendim belirleyebilirim.” diyebilmesidir.
Sınıfta parmak kaldıran kız çocuğudur cumhuriyet.
Çünkü o el, yalnızca bir sorunun cevabına değil, geleceğe uzanır.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Cumhuriyetin sesi çocuklarımızın sesinde, umudu gözlerinde, geleceği ellerinde yaşasın.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku