WhatsApp Facebook X (Twitter)
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Halime BİNGÖL

Düğüm Düğüm Nefes, Adım Adım Tevekkül

05.03.2026 - 18:59
37,617 Okunma
Küçük bir İlçe ’de ikamet etmek, sadece bir ilçenin sınırları içinde olmak değil, o ovanın sert karakteriyle her gün yeniden yüzleşmek demektir. Özellikle her sabah E80 karayolu boyunca işe doğru katedilen o 1,5-2 kilometrelik yaya yolu, sıradan bir ulaşım güzergahı olmanın ötesine geçerek; insanın kendi iç dünyasına, geçmişine ve inancına yaptığı derin bir yolculuğa dönüşmektedir. İlçenin o kendine has "serinliği", aslında doğanın en dürüst halidir. karayolunun açık koridorunda yürürken insanın ellerini, yüzünü ve burnunu uyuşturan o keskin ayaz, dış dünyayla aradaki tüm perdeleri kaldırır. Bu iklimde nefes almak, sadece bir oksijen alışverişi değil; buz gibi havanın ciğerlerin en derin noktasına kadar nüfuz etmesini hissetmektir. Pasinler’in bu keskin havası, insana hayatta olduğunu, bedenin dış dünyaya karşı verdiği o sessiz ama vakur mücadeleyi her adımda hatırlatır. ​Ancak bu yürüyüş sadece fiziksel bir dirençten ibaret değildir. Bireyin yaşam yolculuğunda biriktirdiği olumsuz tecrübeler ve geride bıraktığı "kötü şeyler", bazen fiziksel bir ağırlık olarak bedene yerleşir. Pasinler yolunda yürüyüş esnasında hissedilen o "kalpteki eziklik" veya nefes alırken bir yerlere takılıyormuş hissi, aslında ruhsal bir yorgunluğun somut yansımasıdır. Yol düz ve açık olsa da, zihindeki yükler nefes borusunda bir düğüm gibi kalabilir. Bu durum, insanın geçmişiyle bugünü arasında kurmaya çalıştığı o zorlu dengeyi temsil eder. Tüm bu içsel ezikliğe ve Pasinler’in sert iklimine rağmen, ruhta beliren o "nedenini bilmediğim buruk sevinç" hali ise aslında yaşamın en can alıcı noktasıdır. ​Bu duygu, bir kabullenişin ve en derin anlamda bir tevekkülün sonucudur. İnsanın kendi iradesinin bir noktada durduğunu, ancak Yüce Rabb’in iradesi ve dinlemesiyle hayatın akmaya devam ettiğini idrak etmesi; o burukluğun içine gizli bir huzur yerleştirir. "İstemeyi istemek" bile bir nasip işiyken, hayatın her şeye rağmen devam ediyor olması, o sevinci besleyen yegâne kaynaktır. Sonuç olarak, Pasinler’de E80 karayolunun kıyısında atılan her adım; bir hayat muhasebesinin parçasıdır. Soğuk hava ciğerleri dağlarken, kalpteki sızılar nefese takılırken ortaya çıkan bu tablo, aslında insanın direnç ve rıza arasındaki yürüyüşüdür. Hayat, tüm zorluklarına rağmen ilahi bir takdirle devam etmekte ve insan, o buruk sevinç ile her sabah yeniden ilçenin o meşhur soğuğunda yoluna devam edecek gücü kendinde bulmaktadır.

DİĞER YAZILAR

Sefa ÇİÇEK

Türkiye Ekonomisi ve Çevresel Faktörler

Mine Aras Nalkıran

VİŞNE AĞACININ DİBİNE DÜŞTÜM

Emrah KILIÇ

Parayı Yönetmenin 7 Altın Kuralı

Nebi Emrah ŞENLİK

Tüketmek Üzerine Bir Takım Mülahazalar

Ayşe Ferda KARAOĞLU

FETİH TABLOSU, FETİH KAPISI VE FETHİN SIRLARI

Ceyhun SERÇEMELİ

Bayram’da Alvarlı Efe Hz.’nden Feyz Almak