WhatsApp Facebook X (Twitter)
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Halime BİNGÖL

Eşiklerin Emaneti

21.04.2026 - 09:58
11,656 Okunma
​Bazen diyorum ki, bir insanın hikâyesini öğrenmek istiyorsanız yüzüne değil, kapısının önündeki ayakkabılarına bakın. O eşik, aslında dünyanın en dürüst yeridir. İçerideki hüzünle dışarıdaki telaşın birbirine değdiği, o incecik ama devasa çizgi... Kiminin ayakkabısı bir yere yetişmekten yorulmuş, kimininki bir kapının açılmasını beklemekten tozlanmış. ​Yeşilçam filmlerinde o meşhur sahneler vardır ya; hani Münir Özkul ya da Adile Naşit, kapı eşiğinde durup içeri girecek mi yoksa gidecek mi bilemedikleri o an... İşte o saniyelik duraksama, aslında hayatın kendisidir. O eşik, bir emanettir. Gitmelerin ağırlığıyla kalmaların umudu orada çarpışır. Hani Selvi Boylum Al Yazmalım’da diyordu ya: "Sevgi neydi? Sevgi emekti." O emek, aslında o kapıdan içeri girmek için gösterdiğimiz o büyük cesarettir. ​Şair Cahit Külebi’nin dediği gibi; "Bir kapı önünde durmuşuz, bir şeyler bekliyoruz." Bekliyoruz da, neyi? Bazen bir "hoş geldin"in sıcaklığını, bazen de "gitme" denilmesinin o gizli ricasını... Ayakkabılarımızı kapı önünde çıkarırken sadece tozu toprağı değil, dışarıda üstümüze yapışan o sahte kimlikleri de bırakıyoruz aslında. İçeriye sadece "biz" olarak giriyoruz. Ya da giremiyoruz da, o eşikte gölge gibi asılı kalıyoruz. ​Biliyor musun, şimdilerde o eşiklerin dili de sustu sanki. Apartman boşluklarındaki o sessiz ayakkabı yığınları, birbirine değmeyen hayatların birer kanıtı gibi. Eskiden kapı eşikleri sohbetin de, dertleşmenin de mekânıydı. Şimdi ise sadece hızlıca geçip gittiğimiz birer beton parçası. Ama ruhumuz hâlâ o gölgelerde bir şeyler arıyor. ​Hayat aslında o gitmekle kalmak arasındaki o daracık eşikte geçiyor. Ne tam gidebiliyoruz ne de tam kalabiliyoruz. Hep bir yarım kalmışlık, hep bir "acaba" sorusu... ​Çok uzatıp seni de yormak istemem. Ama bir dahaki sefere ayakkabılarını bağlarken o eşiğe bir bak. Orada birikmiş olan sadece toz değil; senin, benim, hepimizin o hiç anlatamadığı "gitmelerin ve kalmaların" sessiz hikâyesidir.

DİĞER YAZILAR

Sefa ÇİÇEK

Türkiye Ekonomisi ve Çevresel Faktörler

Mine Aras Nalkıran

VİŞNE AĞACININ DİBİNE DÜŞTÜM

Emrah KILIÇ

Parayı Yönetmenin 7 Altın Kuralı

Nebi Emrah ŞENLİK

Tüketmek Üzerine Bir Takım Mülahazalar

Ayşe Ferda KARAOĞLU

FETİH TABLOSU, FETİH KAPISI VE FETHİN SIRLARI

Ceyhun SERÇEMELİ

Bayram’da Alvarlı Efe Hz.’nden Feyz Almak