WhatsApp Facebook X (Twitter)
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Cemile Polat KURNAZ

Sadakatsizlik Sadece Bir İhanet Değildir: Aldatmanın Psikolojik ve Ailevi Yüzü Aldatmak

02.05.2026 - 23:05
12,456 Okunma

Toplumun çoğu zaman tek bir cümleyle açıkladığı, ama içinde onlarca kırılma, bastırılmış duygu, eksik iletişim ve bazen nesiller boyu taşınan psikolojik yükler barındıran karmaşık bir davranış biçimi.
Çoğu insan aldatmayı sadece “birini kandırmak” olarak görür. Oysa bir Psychology perspektifinden baktığımızda aldatma, çoğu zaman sonuçtur; sebep değil.
Peki insanlar neden aldatır?
Bu sorunun tek bir cevabı yok. Kimisi duygusal olarak görülmediğini hisseder, kimisi yıllardır konuşulamayan kırgınlıkların içinde kaybolur, kimisi çocuklukta öğrendiği sağlıksız bağlanma biçimlerini yetişkin ilişkilerine taşır. Özellikle Attachment Theory bize şunu gösterir: Çocuklukta kurulan bağlar, yetişkinlikte kurulan ilişkilerin temelini oluşturabilir.
Sevilmiş ama anlaşılmamış çocuklar…
Sürekli eleştirilmiş bireyler…
Duygularını ifade etmeyi öğrenememiş yetişkinler…
Bazen sadakatsizlik, dışarıda başka birini aramak değil; kişinin kendi içinde kaybettiği değeri başka bir aynada bulmaya çalışmasıdır.
Ama burada gözden kaçan daha büyük bir gerçek var: Aldatma iki kişi arasında yaşanıyor gibi görünse de etkisi çoğu zaman tüm aile sistemine yayılır.
Bir çocuk, anne-babası arasındaki güven kırılmasını çoğu zaman kelimelerle anlamaz; ama evin içindeki sessizlikten, bakışlardan, kapanan kapılardan hisseder. Child Development alanında çalışan herkes bilir ki çocuklar söyleneni değil, yaşananı öğrenir.
Güvenin parçalandığı bir evde büyüyen çocuk bazen sevgiyi kaygıyla, bağlılığı korkuyla, sevgisizliği ise normalleştirilmiş bir ilişki biçimiyle tanıyabilir.
Bu yüzden aldatma sadece eşe yapılan bir ihanet değildir.
Bazen aile sistemine, bazen çocukların güven algısına, bazen de kişinin kendi karakter bütünlüğüne verilen derin bir hasardır.
Ancak her aldatmanın sonu ayrılık olmak zorunda değildir.
Bazı çiftler yüzleşmeyi seçer. Bazıları profesyonel destekle yeniden güven inşa etmeye çalışır. Bazıları ise geç kalınmış farkındalıklarla birbirini ilk kez gerçekten duyar.
Asıl soru “Neden aldattı?” değildir.
Asıl soru şudur:
Biz birbirimizi ne zaman gerçekten duymayı bıraktık?
 

— Cemile Polat Kurnaz
Aile Danışmanı | Çocuk Gelişimi Uzmanı

DİĞER YAZILAR

Sefa ÇİÇEK

Türkiye Ekonomisi ve Çevresel Faktörler

Mine Aras Nalkıran

VİŞNE AĞACININ DİBİNE DÜŞTÜM

Emrah KILIÇ

Parayı Yönetmenin 7 Altın Kuralı

Nebi Emrah ŞENLİK

Tüketmek Üzerine Bir Takım Mülahazalar

Ayşe Ferda KARAOĞLU

FETİH TABLOSU, FETİH KAPISI VE FETHİN SIRLARI

Ceyhun SERÇEMELİ

Bayram’da Alvarlı Efe Hz.’nden Feyz Almak