Dünya varolduğundan beri kadının içinde bir sancı anne olmak. Doğurmaktan bağımsız, kadın olarak dünyaya gelmekle ilgili bir hikaye bu.
Kimisi evladına, kimisi ana-babasına, kimisi kurda-kuşa , kimisi de gücünün yettiği her canlıya anadır. Allah yaratırken öyle bir güç vermiştir ki ; adı merhamet. Yedi düvel , yedi dağdan aşıp gelse önünde kimse karşı duramaz. Yavrusuna saldıran kartala karşı duran ceylan da anadır, evlatları için çölde taş kaynatıp aş yapan da…
Dünya’yı anneler inşaa eder. İlkokulda öğrendik “ Aile toplumun en küçük yapıtaşıdır” İşte o taşın harcı annedir.
İnsanoğlu ya işte serde bir çiğ süt emmişliğimiz de var. Bazen o roller değişince ağır gelir anasına ebeveynlik etmek. Yaşlanıp bel bükülünce ; o belin kimi taşırken büküldüğünü unutur İnsanoğlu. Oysa erken yitik yaşayanlar; “Annem hayatta olsa sırtım da taşısam “ der. Çünkü kaybetmenin gerçekliği ile maalesef erken yüzleşmişlerdir.
Çocuklarına akıllarını yitirenler, kendilerinin de birinin evladı olduğunu büyüyüp unutuvermiştir. Yıllar önce gittiğim bir haber ihbarında alzhemıer hastası annelerini ;çocukluklarının geçtiği bahçeli bir gece konduya zincirle bağladıklarını görünce beynimden vurulmuştum . Babalarından kalan arsa üzerine 5 katı binayı diken üç erkek kardeşin , evin karşısındaki mekruh yapıya annelerini kilitmeleri gözümün önünden gitmiyor. Yıkık duvardan atlatıp bahçeye ulaştığımızda, yaşlı teyzenin dilini göstererek anlatmaya çalıştığını anlayamamıştım. Açlık mı? Susuzluk mu? Sonrasında koşarak gelip bize saldırdılar. “Bizi rezil edeceksiniz” dediler. Bana sorsanız zaten konu rezilliği çoktan aşmıştı. Sonrası Özürden daha beterdi. Annelerini İşe gittiklerinde oraya kendine zarar vermesin diye kilitlediklerini , İş dönüşü eve çıkardıklarını anlattılar.
Ardından Sosyal Hizmetler aldı ellerinden annelerini . Bakım evine yerleştirdi. Gerisi karanlık. Yani onları büyütürken hastalanan annelerini bakımevine göndermek ayıptı. Zincirle akşama kadar rutubetli bir viraneye bağlamak önlem !
Yılda bir kez de olsa; sarıp sarmalayın annelerinizi, yüzlerindeki tebessümün sebebi olun . Burada ana olamayanlardan hiç bahsetmeyeceğim, doğurganlığı annelik sanmak en büyük yanılgı..
Evladına, çevresine, ana-babasına bazen bir büyüğüne , kuşa,börtü böceğe, sahipsize, kimsesize , çalışanına, sokakta ki mendilciye…
Yaradanın verdiği merhamet duygusu ile annelik yapan herkesin günü kutlu olsun . Gidenlere rahmet, kalanlara sağlıklı ömürler…
Bende izninizle bu yazımı ; bir elinde binbir hüner canım anneanneme, merhamet timsali anneme , Çocuklarımın biricik teyzesi Kardeşime, canım dostlarım Çiğdem ve Eda’ ya atfediyorum .
Anneler günümüz kutlu olsun …

Ayşe Ferda KARAOĞLU