Erzurum aslında imkanı olmayan bir şehir değil.
Belki de en büyük sıkıntısı, elindeki imkanları tam anlamıyla değerlendirememesi.
Bakıyoruz, bir tarafta OSB konuşuluyor, diğer tarafta turizm yatırımları anlatılıyor. Sürekli yeni projeler açıklanıyor. Ama vatandaş günlük hayatında bunun karşılığını çok fazla hissedemiyor.
Yıllardır benzer şeyler duyuyoruz;
“Fabrikalar açılacak”, “üretim artacak”, “istihdam sağlanacak…”
Tabiki yapılan işleri tamamen yok saymak doğru olmaz. Emek veren insanlar da var, uğraşanlar da var. Ama insanlar artık sadece açıklama duymaktan biraz yoruldu. Daha somut şeyler görmek istiyor.
Çünkü bugün hala birçok genç üniversiteyi bitirince başka şehirlerin yolunu tutuyor. Aileler çocuklarının geleceğini burada kurup kuramayacağından emin olamıyor. İnsan ister istemez üzülüyor buna.
Turizm tarafında da benzer bir durum var aslında. Palandöken gibi önemli bir değerimiz var ama bu hareketlilik şehrin tamamına ne kadar yansıyor, orası biraz tartışmalı. Turist geliyor ama küçük esnaf ne kadar faydalanıyor? Şehir merkezine ne kadar canlılık kalıyor? İnsanların aklındaki soru biraz bu.
Aslında Erzurum’un problemi tamamen imkansızlık değil. Potansiyel var ama bunu harekete geçirmek konusunda eksikler olduğu hissediliyor.
Bu şehir sadece kışın akla gelen bir yer olmamalı. Sadece belli dönemlerde OSB konuşulan bir şehir olarak kalmamalı. İnsanlar artık daha hareketli, daha üretken, gençlerin içinde umut olduğu bir Erzurum görmek istiyor.
Çünkü sürekli “yapılacak” denildiğinde bir yerden sonra insanlar doğal olarak sonucu merak ediyor.
Erzurum’un potansiyeli yıllardır konuşuluyor.
Belki artık biraz da neden bu potansiyelin tam olarak istenen noktaya ulaşamadığını konuşmak gerekiyor.
