Size de oluyor mu?
Bana bu aralar çokça olmaya başladı. Ne oldu izah edeyim efendim.
Son zamanlarda dikkatimi çeken; tüm bu Tahammülsüzlüklerden, kabalıklardan, herkesten haberim olsun; ama görmezden geleyimlerden, karşısındakini taktir edemeyen, teşekkürü, ricayı, kibarlığı kompleks yapanlardan, ama en çokta kelimeleri kısaltıp kendilerine yeni bir lisan edinenlerden bana artık gına geldi. Nerede mi oluyor tüm bunlar? Elbette ki sosyal medya mecralarında. Zamane gereksinimi; bende severek kullanıyorum teknolojiyi ve bu mecraları. Şu internet, bilgisayar, akıllı telefon denen şey var ya; amacına uygun kullananın elinde muhteşem bir buluş. O mu daha akıllı? İnsan mı? İşte aradaki fark burada ortaya çıkıyor. Aklını kullanan insan, teknolojiyi kendine yaver edinir ise; ortaya, insana hizmet eden sonsuz bir güç çıkıyor. Bu mükemmel sistem işlerken istersen; Buzulları araştırırsın, istersen; Mars'ta su bulunmuş mu? diye sorgularsın, istersen; Çin Seddi'ni yapmak kaç yıl sürdü? diye araştırırsın. Ama sen ‘’ Bir bakayım eltimgiller bu akşam neredelermiş? ‘’ diye merak ettiysen, E bu da senin istihbarat ağın neticede ona da erişebilirsin:)
Sevgili dostlar işin şakası bir yana ; artık sizi de üzmüyor mu bu durum? Kim bilir kaç kişiyi erişiminize engellediniz? Kaç lüzumsuz insanı gönderdiniz sayfanızdan? Tebrik edilecek bir paylaşıma kimler gördüğü halde gözlerini kapadı? Bir geçmiş olsun ya da tebrik mesajını hangi en yakınlarınızın yazmaya eli gitmedi? Beğeni butonuna basmayı hangi haset duygular bastırmadı o çok sevdiklerinize? Alınganlık falan değil bu bence. Zaman değişti, biz de entegre olduk düzene. Bayramlar görüntülü aramalarla kutlanır olmuşken; aynı şehirde yaşayanların mesajla bayramlaşması abesle iştigal değil mi? Ki bana sorarsanız uzak şehirlerde yaşayanlar için muhteşem bir kolaylık görüntülü arama. Zaman değişken; insan yenilenen, değişen ve sürekli gelişen bir varlık. Elbette kaçınılmaz olarak teknolojinin sunduklarına dahil olmak zorunda. Ama burada çok önemli bir sorun çıkıyor karşımıza. ‘’Toplum kurallarını ve Adab-ı Muaşeret kurallarını'' günümüze adapte edememe. Biz ne yazık ki; çoğu zaman gündelik hayatta bile kullanmayı unuttuğumuz bu kuralları, sosyal medya ve iletişim alanlarımıza hiç dahil edemedik. Kurguladığımız, eğlendiğimiz, etkileşimde olduğumuz bu mecralarda İletişimde kalmayı bir türlü başaramadık. Mesaj kutularınızı açın bir bakın. Ne kadar kötü bir Türkçe kullanımımız var artık. Kendine iyi bak yazacağımız yerde ‘’ KİB ‘’ , canım yazacağımız yerde ‘’CNM'', hoşçakal yazmak yerine ‘’BB'', Selam yerine ‘’SLM'', Ne haber yerine ‘’NBR'' ve daha niceleri. Bir de Random varmış; klavyeye rastgele basarak kahkaha atmak? Anlayamıyorum… Anlamakta istemeyeceğim galiba. Hayatınıza dahil edemeyeceklerinizi arkadaş listelerinize eklemeyiverin. Görmekten rahatsız olduklarınızın hikayelerine kendinizi neden maruz bırakıyorsunuz ki? Ya da ‘’Canım’’ diyeceğiniz birine iki harfi çok görecekseniz o ‘’Canım’’ anlamsızlaşmıyor mu?
Bugün; eğer bu ülkede bir okul müfredatı konuşulacak ise ilk ders ‘’ Sosyal Medya Adabı ve Kuralları’’ olmalıdır diye düşünüyorum.
Bu kadar güçlü bir silahın sonu; o silahın gücünü bilmeyen güruhların elinde ne hale geliyor şahit oluyoruz. Örneğin: Tiktok çöplüğü.Ya da bilinçsizce kullanılan Yapay Zekanın; komut başı 2 ila 5 litre su kullandığını göz önüne alırsak ,ısınan Deniz suyunu ve bozulan ekolojik dengeyi siz düşünün.
Şimdi yazısını noktalayan bir yazarın size ‘’KIB BY ‘’ dediğini düşünün hiç olacak iş mi yahu… O nedenle sizden ricam; teşekkür etmeyi, rica etmeyi, takdir etmeyi, beğenilecek şeyi beğenmeyi, bazen mesaj atabilmeyi, tebrik etmeyi, bir de tebessümü hiç unutmayalım. Günlük yaşantıda yapamayacağımız davranışları sosyal ağlarda yapmamız bizim tamamlanmamış kimliğimizin bir kanıtı olur aksi halde.
Esen kalın, hoşçakalın…
