Yazmak benim nazarımda sığınılacak en güzel sığınak; en korunaklı, en samimi, en içten saklanma köşesi.
Küçüklüğümden beri çok şey yazdım ve yazdıklarım ya defterlerin kapalı kapakları arasında sarardı ya da kaybolup gitti. Ben artık yazdıklarım geçmişe karışıp gitmesin, başkaları da okusun istedim. Aynı duyguları yaşayan insanlara "Yalnız değilsin," demek adına bu yolculuğa çıktım.
Kitap okurken bazı cümleler diğerlerinden daha çok alır ya insanı içine; işte tam da "Bende bu cümlelerden çok var ama paylaştığım kimse olmadığı için sadece bende bir his olarak kalıyor," dediğim an duyuldu sesim aslında. İşin özeti; hep içime konuşuyordum, bir gün çığlık attım ve herkes duydu.
Yolculuğum nereye kadar gider bilmiyorum ama kalbime huzur estiren sakin bir yoldayım.
Yazdığım her satır benim evladım gibi, hepsinde ayrı bir emeğim var. İki evladım var; onlar için de uykusuz kaldım, aç kaldım, yorgun düştüm; yazdığım satırlar için de... Evlatlarım için gelecek kaygısı taşıyorum ama kalemimden dökülenler için bir kaygım yok. Çünkü biliyorum ki kurduğum cümleler hak eden kalbi bulur, orada dillenir. Biliyorum ki hiç kimse gönlüne düşmeyen satırları kendi zihnine zindan etmez.
Gayem tanınmak değil, tek gayem ismimin satırlarımla anılması. Edebiyat literatüründe yüzyıllar geçse de bazı cümleler ve o cümlelerin sahipleri nesilden nesile aktarılır ya, ben de hep bunu düşlüyorum.
"Gönüle düşen de sebepsiz değildir, gönülden düşen de..." denildiği anda Mine Aras Nalkıran ismi fısıldasın kulaklara... Siz "Mine Aras Nalkıran" olarak fısıldıyorsunuz ya, bu cümle benim kulağımda "Selvi Aras" diye yankılanıyor. Siz benim ismimi vurguluyorsunuz ama annemin yazdığı satırlar düşüyor gözlerimin önüne. Annemin kalemini dokundurduğu defterler canlanıyor gözümde, yazdığı hikâyeler hareket ediyor düşümde; ahlanıp vahlandığı şiirler melodisini arıyor kaldığım sessiz köşelerde.
Benim için yazmak, annemin yazamadıkları...
Benim için konuşmak, annemin sustukları...
Benim için yaşamak, annemin yaşayamadıkları...
Ben, kalemimin mürekkebinde annemin toprağını görüp ağlarken, yazdığım her satırda annemin gülüşünün yankısını duyup tebessüm ediyorum.
Sararan satırların arasında kalan kimsesizliğimde, sığındığım kederli kâğıtta ve kalemimde buldum şifayı.
Annemin sustukları için yazıyorum.
Annem gibi sessiz kalmış tüm kadınlar için yazıyorum.

Mine Aras Nalkıran