Erzurum & Şehir

Çifte Minareli Medrese: Usta, Çırak ve Yarım Kalan Bir Efsane

Erzurum denildiğinde akıllara bazı görüntüler gelir: Palandöken'in karlı silueti, taş sokaklar, soğuk bir kış sabahı ve şehrin merkezinde yükselen iki zarif minare.. Çifte Minareli Medrese. ...

24.08.2026 - 15:39 4 dk'da okuyabilirsiniz.
Çifte Minareli Medrese: Usta, Çırak ve Yarım Kalan Bir Efsane
Zeynep DİRLİK
Zeynep DİRLİK
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Zeynep DİRLİK
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Erzurum denildiğinde akıllara bazı görüntüler gelir: Palandöken'in karlı silueti, taş sokaklar, soğuk bir kış sabahı ve şehrin merkezinde yükselen iki zarif minare.. Çifte Minareli Medrese. 

Bu görkemli yapı, yalnızca taşlardan oluşmuyor; aynı zamanda yüzyıllardır süregelen bir hikâyeyi de barındırıyor. Dahası, medresenin neden yarım kaldığını anlatan efsane, yapının kendisi kadar dikkat çekici. 

Tarihe dair bilgilerin ışığında baktığımızda, Çifte Minareli Medrese'nin kesin yapılış tarihi bilinmiyor, çünkü yapının kitabesi bulunmamaktadır. Genelde 13. yüzyılın sonlarında inşa edildiği düşünülür ve Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’ın kızı Hundi Hatun tarafından yaptırıldığı düşünüldüğü için "Hatuniye Medresesi" olarak da anılır. Bazı kaynaklar ise yapıyı İlhanlı hanedanından Padişah Hatun ile ilişkilendirir. 

Yaklaşık 35x46 metre boyutlarındaki medrese, iki katlı ve dört eyvanlı açık avlulu bir yapıdır. Öğrenci ve hocaların odaları avlunun çevresindedir. Taç kapısı, Selçuklu sanatının taş işçiliği bakımından en güzel örneklerinden biridir; çift başlı kartal, hayat ağacı ve çeşitli bitkisel bezemeler adeta taşlara işlenmiş birer imzadır. 

Tarihî bilgiler kadar Erzurum halkının hafızasında yaşayan diğer hikâye de önem taşır. Rivayete göre, medresenin yapımında bir usta ve çırağı beraber çalışmaktadır. Zamanla çırak, ustasını aşacak şekilde daha güzel ve ince bir minare inşa eder. Halk da çırak tarafından yapılan minareyi daha çok beğenir. Hikâyenin en dramatik kısmı burada başlar. 

Çırak, kendisini başarılı hisseder ve bir gün ustasından su getirmesini ister. Bu talep, ustanın gururunu kırar. Rivayete göre usta şu sözleri söyler: 

"Usta idim, oldum şegirt; al bardağı suya seğirt…" ardından da kendini minareden aşağı bırakır. 

Çırak hatasını fark edince onun ardından kendini diğer minareden atar. İşçiler de üzüntüyle çalışmayı bırakır ve medrese yarım kalır. 

Medreseye bakarken insanlar ister istemez efsanenin etkisini hisseder; çünkü her iki minarenin işçiliğindeki farklılıklar bu anlatının yayılmasını sağlamıştır. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynakları, mimarî detayların rivayetle ilişkilendirildiğini belirtir. Ancak bu hikâye bir efsanedir ve yapının gerçekten usta ve çırak öyküsü nedeniyle yarım kaldığına dair tarihî bir belge yoktur. Belki de bu yüzden efsaneler değerlidir; çünkü bazen tarih, insanların hafızasında yaşatılanlardan derin izler bırakır. 

Bugün Çifte Minareli Medrese, sadece geçmişten kalma bir yapı değildir. Üzerindeki her motif, avlusundaki her kemer ve minareler Erzurum'un yüzyıllardır taşıdığı hafızayı temsil eder. 

Tarih boyunca Osmanlı döneminde IV. Murad tarafından onarılmış ve farklı amaçlarla kullanılmıştır. Son olarak 17 Temmuz 2021'de Vakıf Eserleri Müzesi olarak yeniden açılmıştır. Cumhuriyet Caddesi'nden geçerken gözümüzü yukarı kaldırdığımızda sadece bir tarihî yapı değil, bir ustanın emeğini, bir çırağın gururunu ve yarım kalmış bir eserle birlikte Erzurum'un değişmeyen hafızasını görürüz. 

Çifte Minareli Medrese’nin asıl sırrı neden yarım bırakıldığında değil; yüzyıllardır hikâyesinin neden tamamlanmadığında saklıdır. Çünkü bazı yapılar taşlarla inşa edilirken, bazıları hikâyelerle yaşamaya devam eder. 

Çifte Minareli Medrese, Erzurum’un taşa dönüşmüş hikâyesidir.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mehmet KIRMIZIBİBER

KARINCA ADIMLARI

Yazıyı Oku
Yazel Yüsra ÖZNALÇIN

İlham.

Yazıyı Oku
Nebi Emrah ŞENLİK

Bilgi Çağında Algı

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Erzurum... Ele Sevirem ki Seni...Hele Bir Selam Sal...

Yazıyı Oku
Rüveyda SOLAKOĞLU

SAHİ YİTİRDİK Mİ TÜM UMUDUMUZU?

Yazıyı Oku
Muhammet ARSLAN

Temiz Çevre , Temiz Gelecek !

Yazıyı Oku