Kıbrıs’ta yaşanan gemi kazasını görünce hiç şaşırmadım. Daha önce iki kere Kıbrıs-Taşucu arasında gemi yolculuğu yapmış biri olarak bu haber hem beni derinden etkiledi hem de duyar duymaz "Bir gün bunun olacağı belliydi," dedirtti. Farklı firmalarla, hem yük gemisiyle hem de hızlı feribotla yolculuk yaptık... Ancak her iki yolculuk da bana asla güven vermemişti.
Hızlı gemiyle yaptığımız yolculuk adeta korku filmlerini aratmayacak cinstendi. Gemiye bindiğimiz an güneşli olan hava birden yağmura teslim oldu. Üstelik henüz sefer başlamamıştı. Yağmura, rüzgâra ve fırtınaya rağmen gemi limandan hareket etti. Hava durumuna aldırış etmeden yola çıkan bu gemide, Kıbrıs’a ulaşana kadar geçirdiğimiz o 3 saat boyunca yaşadığımız korkuyu anlatmam mümkün değil. Kararmış hava, dur durak bilmeden yağan yağmur ve gemiyi bir o tarafa bir bu tarafa savuran fırtınaya rağmen tamamladığımız o yolculukta gördüm ki bu gemilerde can güvenliği yok.
Biz o gün şanslıydık; fakat dün batan gemideki kardeşlerimiz ne yazık ki açık bir ihmalin kurbanı oldu. Olumsuz hava şartlarına aldırış etmeden yola çıkan, hareket ettiği an su almaya başladığı hâlde "Normal bir şey, telaş yapmayın," denilerek devam edilen, gemi batmaya başladığında ise can yelekleri bazı yolculara verilip bazılarına temin edilmeyen, içinde sayılamayacak kadar çok ihmalin barındığı bir felaketten bahsediyoruz. Yolcuların hepsi "Geri dönün!" diye feryat ederken mürettebatın yanıtı "Her zaman olan şeyler, telaş yapmayın," oluyor. Yani bu mantığa göre o gemi her an batabilir ve bu durum gayet normal!
Ancak durum öyle değil. Evet, elbette Allah’a emanetiz; fakat Allah insana kullanması için akıl vermiş ve temelde "Tedbir senden, takdir benden," prensibini buyurmuştur. Nitekim ayet-i kerimede de belirtildiği üzere: "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm Suresi, 39)
Taşıdığı canların güvenliğini eksiksiz sağlayamayan, olası bir batma riskinde kullanılacak ekipmanları hazır bulundurmayan ve hava şartlarını hiçe sayarak yola çıkan bir anlayış; Allah’ın kelamında da sınıfta kalır, insan vicdanında da...
Giden canlara Allah’tan rahmet, geride kalanlara bu ağır travmayı atlatabilecek sabır ve güç diliyorum. Ne yazık ki yitip gidenlerin telafisi yok; ancak bundan sonra yapılacak Kıbrıs-Türkiye seferlerinin çok sıkı bir denetime tabi tutulması gerektiğini bu acı tecrübeyle bir kez daha gördük.
İnsan canı bir bilet değildir! Biletin bir bedeli vardır, öder cebine atarsın; fakat insan canının bir bedeli yoktur, ihmal ettiğinde bir ömür vicdanınla baş başa kalırsın!
