Erzurum & Şehir

Eylül Günbatımında Erzurum’un Yeni Stadı

Eylül Günbatımında Erzurum’un Yeni StadıGünün rengi sarıdan kızıla, ardında erguvan rengi izler bırakarak dönerken günbatımına doğru arabamı havaalanı yoluna sürdüm. Gökyüzü, Palandöken’in z...

16.09.2026 - 12:10 4 dk'da okuyabilirsiniz.
Eylül Günbatımında Erzurum’un Yeni Stadı
Fuat ÇOMAKLI
Fuat ÇOMAKLI
Erzurum Gastesi Köşe Yazarı Fuat ÇOMAKLI
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

Eylül Günbatımında Erzurum’un Yeni Stadı

Günün rengi sarıdan kızıla, ardında erguvan rengi izler bırakarak dönerken günbatımına doğru arabamı havaalanı yoluna sürdüm. Gökyüzü, Palandöken’in zirvelerine doğru adeta alevden bir tuvale dönüşüyordu. Erzurum’da Eylül bir başka güzel… Gündüzleri güneş hâlâ yaz sıcağını taşıyor; akşamları ise dağlardan süzülen serinlik, ufuktaki o yangını söndürürcesine şehrin yüzüne ince bir tül gibi konuyor. Günler kısalıyor, geceler uzuyor. Henüz kış yok ortalıkta ama uzaklarda ayazın ince ayak sesleri duyuluyor.
Eylül, yazın damağımızda bıraktığı son tat sanki… Biraz veda, biraz hüzün; en çok da yeni başlangıçların umudu.
Okullar açılmış. Sınıflar, uzun yaz sessizliğinin ardından çocuk sesleriyle yeniden canlanmış. Öğretmenlerde tatlı bir telaş, velilerde gurur… Şehir, gençleriyle birlikte yeniden nefes alıyor. Direksiyon başında eski türküler çalıyor: “Gözünün yeşiline bin âşık…” İnsan bazen bir türküyle geçmişe, bir yolculukla kendisine dönüyor.
Tam bu sırada yol kenarındaki iş makineleri ilişiyor gözüme. Toprağın üzerinde hummalı bir çalışma var: Yeni stadın hazırlıkları. Akşamın alacakaranlığında reklam tabelasında yeni stadın silüeti yükseliyor. Eylül akşamının hüznüne, kızıl gökyüzünün altında bir anda umut karışıyor. Yeni stad start almış.
Sahi, Erzurum neden büyük bir spor şehri olmasın?
Elimizde güçlü imkânlar var. Palandöken’in beyazı, üniversitelerimiz, tesislerimiz ve spora yatkın gençlerimiz… Güreş, boks, kayak, buz sporları, atletizm, futbol, basketbol… Önemli olan, yeni yapılan bu modern tesislerle birlikte, mevcut imkânları ortak bir şehir aklıyla buluşturmak. Okullar yetenekleri keşfetmeli, üniversiteler bilimi katmalı, belediyeler ve iş dünyası desteklemeli, kulüpler güçlü altyapılar kurmalı. Devletin gücüyle yükselen bu vizyon, gelip geçici bir heyecan olmaktan çıkarılıp kalıcı bir spor kültürüne dönüştürülmeli.
Çünkü spor sadece kupa değildir. Disiplindir, sağlıktır, özgüvendir. Bir çocuğun elinden tutup onu sokağın boşluğundan sahaya, mindere, piste ya da dağın beyazına taşımaktır.
Bu yürüyüşte Erzurumspor en önemli lokomotif olabilir. Süper Lig hedefinin de ötesinde, güçlü altyapısıyla şehrin çocuklarına yeni bir yol açabilir. Bugün okul bahçesinde topa vuran çocuk, yarın Erzurumspor formasını giyebilir. Bugün Palandöken’de kaymayı öğrenen çocuk, yarın ay-yıldızlı formayla kürsüye çıkabilir. Belki de o yeni stat, yalnızca futbol maçlarının oynandığı soğuk bir beton yığını değil; Erzurum’un gençlik ve spor hayallerinin buluşma noktası olur.
Araba ilerliyor… Önümde uçsuz bucaksız Erzurum Ovası. Yol kenarında boyunlarını bükmüş ayçiçeği tarlaları, ağır adımlarla yuvaya dönen hayvan sürüleri... Güneşin son ışıklarıyla adeta erimiş altın rengine bürünmüş hasat edilmiş tarlalar… Biçerdöverlerin toprakta bıraktığı derin izler, geride kalan bir mevsimin hikâyesini fısıldıyor.
Palandöken’in heybetli sırtlarında güneş yavaşça batarken, gökyüzünün kırmızısı yerini mor gölgelere bırakıyor ve şehre keskin bir Eylül serinliği çöküyor. Arabada eski bir türkü, ovada ise günün bitimiyle gelen derin bir sessizlik var.
Ama içimde güzel bir düşünce filizleniyor: Toprağın en kıymetli hasadı, yetiştirdiği çocuklardır. Bugün doğru tohumları atarsak, yarın Erzurum yalnızca tarihiyle ve kışıyla değil; yetiştirdiği sporcularla, dünya şampiyonlarıyla anılır.
Eylülün son güneşi ufukta tamamen kaybolup karanlık şehri teslim alırken, yeni stadın ışıkları Erzurum’un spor geleceğine umutla doğsun. Yazın tadı damağımızda, güz kapımızda… Umut ise hâlâ Erzurum’un çocuklarında.

Diğer Yazılar

Tümünü Gör
Mine Aras Nalkıran

GÖRÜNMEZ OLMADAN ÖNCE

Yazıyı Oku
Ayşe Ferda KARAOĞLU

AYRICA, BALKABAĞI CADI OLAMAYACAK KADAR TATLI

Yazıyı Oku
Fuat ÇOMAKLI

Hazanın Muhteşem Vedası

Yazıyı Oku
Meryem YARAR

Bir Kase Yoğurt, Bir Ömür Sancı

Yazıyı Oku
Ahmet Aydemir

Hoca Ahmet Yesevi ve Çay kültürü

Yazıyı Oku
Sefa ÇİÇEK

Romantizmden Reelpolitiğe: Kardeşlik Söyleminin Sınırları

Yazıyı Oku