Aynılık pek iyi geliyor şu yaşlarda. Hani az çok bir şeyler görüp sınandığımız o genç yaş. Eve dönmek, sobanın sesiyle uyumak sanki her şeyin başına dönmek gibi. Kısa süreliğine bile olsa yaşamamış gibi o kötü hatıraları, yapmamış gibi can yakan hataları,yıpranmamışsın gibi hissettirir. Aynı çocukmuşsun da kötü bir rüyadan uyanmışsın gibi. Yine de farkındasın, sadece ambiyans bu. O halin yok, o çocuk yok, o hayat yok. Senin mutlu olduğun zaman neydi düşün, düşünmediğin zamanlardı, fark etmediğin zamanlardı, yeterince çirkinleşmediğin zamanlardı. Yani bir an evvel bitsin diye beklediğin o geçmiş günlerindi. Biz hayatın ilerisinde neşeyi ararken geçmişte bıraktığımızı hiç anlamadık. Büyüdükçe ölüyormuş insanın içindeki heves ve neşe. Eskiden daha güzel günler için yaşadığımı sanardım, şimdilerde en kötü rutine razıyım. Çünkü istekler ve beklentiler neşemizi kaçırıyor artık. Her şeyi fark ediyoruz büyüdükçe, hele de duyarlı birileriysek isteklerimizi de sınırlandırıyoruz. Sonuçta çocukluk bitti, geçti o kendi dünyamızda yaşadığımız dönem. Her zaman başkalarıyla aynı dünyada olacağını anladı büyük insan, tabi neşesi kaçtı.

Reyhan SEVEN