"Allah’tan yakîn (sağlam bir iman) ve afiyet isteyin. Çünkü hiçbir kimseye yakînden sonra afiyetten daha hayırlı bir şey verilmemiştir." (Tirmizî, Deavât, 105)
Halk içinde muhteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.
— Kanuni Sultan Süleyman
Afiyet ve sağlıkla ilgili yüzlerce özlü söz bulunup söylenebilir. Beni etkileyen ve bizden olan bu sözlerle sağlık üzerine biraz düşünelim istedim.
Belki her dönemde vardı ama sağlığımızı tehdit eden unsur sayısı sanki zirve yapmış gibidir.
Beden sağlığımızı: Stres, hareketsiz yaşam, kötü, hormonlu ve ilaçlı gıda ile beslenme ve değişik sebeplerle kirletilmiş, içilemez durumdaki suları kullanma yüzünden onlarca hastalıkla sağlığımızı kaybediyor; hastaneleri hınca hınç dolduruyoruz. Bundan sonra da sağlığımızı tekrar kazanmak için hesap edilemez bir mesai ve masrafa düçar oluyoruz.
Akıl sağlığımızı: Belki cümle varlıktan üstünlüğümüzün adı olan aklımızı kullanmamız gerektiği gibi kullanmayıp suistimal ederek, pasif bırakarak ve potansiyeline uygun işletmeyip israf ederek ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri ile psikiyatri kliniklerinin muhtemel müşterisi oluyoruz.
Fikir sağlığımızı: Hür fikirli, özgür ve özgün düşünceli bireyler olmayarak, bunun için çaba harcamayarak; tabiri caizse fikrimizi başkasına ipotek edip esir ederek, tertemiz dimağımızı birçok kirli akımla kirleterek menfaat şebekelerinin kullanışlı fertleri oluyoruz.
Ruh sağlığımızı: Aynen beden sağlığında olduğu gibi ruhumuzu da beslenmesi gereken şeylerle beslemeyip binbir türlü zararlı içerik ve argümanla doldurarak büyücü, falcı ve cinciler başta olmak üzere nice tezgahtarın pis ağına düşüyoruz.
İş sağlığımızı: Bize emanet olarak verilen bedenimizi hunharca kullanıp hak, hukuk, adalet bilmez belirli sayıdaki patronları tatmin etmek ve daha zengin kılmak üzere hakkımızı, hukukumuzu arayamayarak çıldırtıcı bir sessizlikle boyun büküp sükût ediyoruz.
Sosyal sağlığımızı: Başta günümüz teknolojisini kötü kullanma, ağır iş ve okul hayatı, insanımız üzerindeki birçok yükümlülüğün yanında; özellikle pandemi sonrası tembellik ve isteksizlik gibi olumsuz duygu ve düşüncelerin etkisiyle, sosyal bir varlık olmasıyla maruf insandan içine kapanmış asosyal bir toplum olmaya doğru hızla yol alıyoruz...
Devam edecek...

Ahmet Turan AKSOY