Erzurum’un gururu İbrahim Erkal bir röportajında şöyle diyordu: “Erzurum. Nasıl anlatılır ki? Bir sevda…” Gerçekten de öyle… Erzurum bizim için nasıl bir sevdaysa Erzurumsporumuz da öyle bir sevda…
1972-73 Sezonunda Didi’nin çalıştırdığı Fenerbahçe’yi 3-0 yenerek o yıl dünyada Benfica ile birlikte namağlup şampiyon olan 2 takımdan birisidir Erzurumspor. Efsanedir. Şanlı armasıyla gururdur.
Biz 90’lar nesli olarak çocukluğumuzda Erzurumspor’un efsane kadrolarından birini canlı izleme fırsatını bulduk. Kadrolarından birisi diyorum çünkü büyüklerimiz daha nicelerini geçmişte izlediklerinden biz ne zaman efsane desek birçok efsane ismi saya saya bitiremiyorlar.
Erzurum Gastesi’ndeki bu ilk yazımın başlığı bana göre Erzurumspor efsaneleri arasında yer alacak “Eren Tozlu” oldu. Şu anda sosyal medyanın en çok konuşulan ve paylaşılan ismi. Bu hafta Türkiye Kupasında ve ligde birbirinden güzel gollerine şapka çıkarıldı. Maşallah belki de bu sezon gol krallığı ile başarılarını taçlandıracaktır.
Büyüklerimiz birbirinden efsane isimler izlemişler ama biz 90’lar neslinin forvet denilince aklına ilk Süper Lige çıktığımız dönemin forveti Coşkun Birdal gelir. Mesela Muzaffer Bilazer. Çocukken mahalle maçı yapardık kendimize futbolcu isimleri seçerdik. Kimisi ben Figo’yum derdi kimisi Kluivert, kimisi Raul… Ben de ya Muzaffer derdim ya Löbe...
Efsane forvetler diyoruz ya o kadroda Löbe de olmalı tabi. Mesela Mehmet Albayrak. O da çok güzel maçlar izletti. Mert Nobre’yi saymayacak mıyız? Şu anda Survivor programında bile öne çıkıyor. Ve geldik Eren Tozlu’ya… Maşallah Eren. Haftasonu öyle bir gol attın ki tüm taraftar şimdiden Erzurumspor efsaneleri arasına girdiğin konusunda hemfikir. İstatistiklerini söylemiyorum. Her sezon 10’un üzerinde gol atan harika bir forvet... O zaman yazımızı şöyle bitirelim: “İyi ki Varsın Eren”